Giriş
(14)

Hangi jiletle tras oluyorsunuz

optimistbakunin
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
0
optimistbakunin
(21.12.25)
Edwin Jagger çift taraflı, jiletleri de bir yada max iki kere kullanıyorum.
Bic marka jiletim var ama onu seyahat vs için aldım sadece. Memnunum.
Gillette vs kullanmayali yıllar oldu bir kere normal jilete başlayınca farki görüyor insan. 11 yıl olmuş.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
@logistics ahahha abi simdi marketten gidip alacagim bir sey yok mu tr icin
0
🌸optimistbakunin
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette al geç
0
arbre
(21.12.25)
Abi o zaman gillette yani zaten marketlerde çok bir marka yok malesef :)
Ama bic ben sevdim aklında olsun. Fiyatı da daha uygun gibi.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
Gillette sensor 3 fiyat performans
0
mephistoo
(21.12.25)
jiletim yok. hiç kullanmadım. elde ne varsa onu kullandım. 3 bıçaklı, random markalı tek bir jilet 3-6 ay arası götürebilir. sürekli kullanımda 2 hafta götürür.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
Tek bıçaklı permatiğin önündeki plastik koruyucuyu kırıp kullanıyorum.

İki üç bıçaklıları kullanamıyorum.
0
yurtsuz john
(21.12.25)
BIC Hybrid 3 Flex'i kullanıyorum. İş görüyor.
0
put it in your appropriate place
(21.12.25)
güzel bir yaprak jiletle bol köpükle geleneksel traş en güzeli ama o da çok zaman alıyor.
genelde gillette sensör veya mach3 olanını kullanıyorum. öyle 5 bıçaklı sağa sola hareketli olanları sevmiyorum.
eskiden bir jileti 7-8 kere kullanırdım hala keserdi şimdi 3 ten sonra kesmemeye başlıyor. o yüzden gratiste, migrosta indirim yakaladımmı stokluyorum.
0
my fault
(21.12.25)
Evde Ali Bıyıklı ustura ve yarım jilet kullanıyorum.

Seyahatlerde Rossmann'da satılan Isana 3 bıçaklı kullan at tıraş bıçağı kullanıyorum.
0
yadigar
(21.12.25)
Bazen Gilette Sensör bazen de Philips One Blade. One Blade jilet kadar yakından almadığı için ciltte yarattığı tahriş daha az oluyor, üst üste birkaç gün jiletle tıraş olup yüzümün haşlandığını hissedersem One Blade'e geçiyorum. One Blade'in bıçağını bugüne dek hiç değiştirmedim, Sensör'ün başlıklarını ise üstündeki kayganlaştırıcı şerit düşene kadar kullanıyorum.
+1
huçi kuçi
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette
ayda bir degistiriyorum ucunu.
0
cooperr
(21.12.25)
sensor3/blue3 bu ikisinin kartuşu aynı zaten. hangisinin birim fiyatı ucuza gelirse onu alıp geçiyorum.
eksisozluk.com mach3'e filan da tercih ederim.

safety razor da denedim ama bunlar daha iyi geliyor. kişiden kişiye cildine göre değişiyor işte, normalde mach3 daha pahalı üst model ama benim cildimi mahvediyor.
0
konetsu
(22.12.25)
Gillette Fusion 5
0
liberal
(22.12.25)
(4)

Sağlık ocağında kan vermek

don’t panic
Genel olarak değerlerime bir baktırmak istiyorum. Bunun için aile hekiminden randevu almam gerekiyor mu arkadaşlar? Yoksa elimi kolumu sallayarak gidip “merhaba ben geldim, kan değerlerime bir bakabilir miyiz?” diyebiliyor muyum? Ayrıca magnezyum, çinko vs gibi ekstra değerlere bakılıyor mu? Teşekkü
Genel olarak değerlerime bir baktırmak istiyorum. Bunun için aile hekiminden randevu almam gerekiyor mu arkadaşlar? Yoksa elimi kolumu sallayarak gidip “merhaba ben geldim, kan değerlerime bir bakabilir miyiz?” diyebiliyor muyum?

Ayrıca magnezyum, çinko vs gibi ekstra değerlere bakılıyor mu?

Teşekkür ederim…
0
don’t panic
(21.12.25)
Haftanın belirli günlerinde sabah belirli bir saate kadar kan alınıyor. Tabi Aile hekiminiz uygun görürse. ASMnize telefon edip kan alma gün ve saatlerini öğrenip ona göre randevu almanız uygun olur.
+1
Mirket
(21.12.25)
aile hekimlerine randevusuz gidilebiliyor ama en iyisi randevu alıp gitmek. kalabalık olduğunda çok beklemek zorunda kalıyorsun. doktor içinde zor oluyor hem randevulu hemde randevusuz gelenleri araya almak.
genelde tahliller için günlük kotaları oluyor. o dolduysa şu gün gel kan ver diyebilir.
bir çok değere bakıyorlar bir tek d vitamini bakamıyorlar.
0
my fault
(21.12.25)
Ben en son randevuyla gittim, randevu bilgisayarını kaldırmışlardı. Randevusuz almadılar.
Saat 11'e kadar vermeniz gerekiyor benim bildiğim. İlk randevuları alsanız iyi olur. Sonuç için randevu alıp almamanız gerektiğini bir sorarsınız.
0
black holes in the sky
(21.12.25)
Sabah erken saate randevu alın, açken vereceksiniz kanı. Mineral, vitamin, şeker, kolesterol ne istiyorsanız söyleyin eklerler.
0
beetlejuice
(21.12.25)
(16)

Ünlüler neden uyuşturucudan içeri alınıyor?

bobinhoo
Gündemi takip edemedim, uyuşturucu kullanmak suç mu ki? Yoksa içeri alınanlar satıcı falan mı?
Gündemi takip edemedim, uyuşturucu kullanmak suç mu ki? Yoksa içeri alınanlar satıcı falan mı?
-2
bobinhoo
(18.12.25)
Olay bence medyadaki Akp-MHP kavgası, içten içe cadı avı yapılıyor, yoksa kimsenin umrunda değildi bu zamana kadar devlet bilmiyor mu ülkedeki uyuşturucu trafiğinin boyutunu.
+5
olaylar olaylar
(18.12.25)
İnsanların sokaklarda fentanil kullanıp öldüğü ABD'de bile ot taşımak suç.
-12
arbre
(18.12.25)
Asıl gündemi takip edemeyelim diye mi acaba?
+8
Mirket
(18.12.25)
Oha.
uyusturucu kullanmak suc evet. Temin etmek de suc kaninda yani cikmadi ama ustunde var. Baskasiyla paylasmak da suc. Satmak kismini anlamisiz sanirim o da suc.
Bunlarin hepsi suc. Cezalari vs. farkli.
-3
wallcan
(18.12.25)
akpnin devamlı yaptığı gündem değiştirme-gizleme hareketleri. ikinci ihanet süreci, imralı tutanakları, suriye meselesi liste uzun gizlenecek çok konu var.
+6
my fault
(18.12.25)
Medya operasyonları, futbolda bahis , ünlülere uyuşturucu..
Kısa sürede bu konuların ardı ardına birbirini takip etmesi tesadüf olmaz.
Bence de artarak devamı gelmeli bu operasyonların. Satıcı ve kullanıcılarla sınırlı olan bir şey değil .
Hak eden cezasını da çeksin .
Toplumun karşısına sanatıyla çıkan , toplumun takip ettiği, beğendiği her şey
" tertemiz " olmalı .

Özellikle gençleri ve nesli bozan uyuşturucu işinin içinde olan kâr sağlayan herkes mecliste bir yasa düzenlemesiyle vatandaşlıktan çıkarılıp yurt dışına gönderilmeliler.
Batı'da belirli yerler bu konuda daha özgür.Oraya gitsinler(!)
Uyuşturucu, basit bir mesele/suç değil. Ailelerin dağılması ve cinayetleri de hemen arkasından getiren bir şey.
Güney Amerika örneği ortada.

Bu arada Trump bu konuda çalışıyor :
tr.euronews.com
-7
diyecevaplandı
(18.12.25)
amacı gerçekten uyuşturucuyla savaşmak, kullanan/satan herkese cezasını vermekse eyvallah diyeceğim de bunun gündem değiştirme gibi koktuğunu düşünmekle birlikte, sanat dünyasına da ufaktan gözdağı verildiğini düşünüyorum.

yani politikalarımıza karşı sesinizi çıkarmaya kalkmayın yoksa böyle böyle olur gibi. ki sanat camiasında yüzdesi büyüktür kullananların. kullanmayanlarda bile bir korku havası eser şu durumda bence.
+2
Improbable
(18.12.25)
bu bir uyuşturucu savaşı kesinlikle değil.
tonlarca uyuşturucu tüketiliyor ülkede. sadece yakalanan met'ler ve diğer sentetik uyuşturucular tonlarla ifade ediliyor. yakalanmadan piyasada dolaşanlar ne kadardır kim bilir.

keza akp'li kesimde pudra şekeri oldukça yaygın. venezuela'dan peynir ve maske getiren erkam yıldırım'ın ismi sürekli zikrediliyor. kendi çapında kullananları günlerce anons etmek kolay da, erkam yıldırım'dan mehmet ağar ve mahdumlarından ve daha çeşmenin başındaki büyükbaşlara dokunmadıkça bu operasyonlar hiç bir olumlu anlama sahip değil.

laf olsun torba dolsun.

ya da ola ki çok değerli sanatçılarımızdan birileri bir cesaret "hay skym yapacağınız işe, millet aç, az yiyin millete ihanet ettiğiniz yeter" diyecek olursa demesin diye baştan bir ip çekme.
0
biseysorcaktim
(18.12.25)
Magazin dünyası ile IBB hukuksuzluğunu normalleştiriyorlar, unutturuyorlar
fetö borsasından sonra yargının bu borsaları normalleşti. Ünlüleri alıp 3-5m vereni bırakacaklar.
0
croswell
(18.12.25)
Kullanmak suç ama yatarı yok. O nedenle temin etmek, örgüt kurmak gibi yatarı olan suçlamalarla içerdeler.
-1
peki madem
(18.12.25)
Benim iceriden bir bilgim yok ama kendi yorumladigimi soyleyeyim.

Bence şöyle oldu, devlet mafyayı bitirdi ama kendisi mafya oldu. Buyuk ihalelerden falan deli haraç alıyor. Paralar da yurt disina gidiyor artik o tarafta abd mi yonetiyor kim bilmiyorum ama fena halde halkın parası soyuluyor.

Sonra bana sorarsaniz belki kaybedeceklerini anladiklarindan, belki de arsızlıklarından, yonetmenleri, ünlüleri üfürükten sebeplerle içeri almaya başladılar.

Diyorlar ki sizi cikaririz ama su kadar milyon tl vereceksin yoksa cikamazsin.

Veren cikiyor veremeyen cikamiyor. Yani artik unlulerden harac kestiklerini dusunuyorum. Yoksa bu kadar yok gezi parki, yok diploma, yok cumhurbaskanina tehdit, yok efendim uyusturucu... tum tuslara basmazlardi.

Istediklerini yaptirma yani baskilama + gundem degistirme de isin cokomeli olabilir.
+2
ananiyimioguz
(18.12.25)
Latin Amerikalılardan sonra en büyük baronlar bizde. Avrupa'ya kadar gelip burada ticaret yapabiliyorlar ve tonlarla eroinle yakalananlar Avrupa'da bile serbest. O zaman bunun satışı yasal mı oluyor? Bizler uyuşturucu kullanan biriyle whatsaptan konuşsak, başımız derde girer.
0
Kahvedesu
(18.12.25)
Millete sattığın zehir senin çocuklarına gelmeyecek mi sandın?

Haberlerde her yerde görüyoruz zaten bmw direksiyonlarinda pudra şekeri çeken a.. çocuklarını..

Mehmet akif Ersoy, rumeysa Sümeyye vs hepsi kendi çocukları aslında.

Kendi kendilerini bitiriyorlar içlerindeki Savaşla. Ülkeyi de yokusa enkaza sokarak zehirleyerek kutuplasirarak bölerek..
0
makbur
(18.12.25)
yazılmış ama ben de yazayım akapenin halkın yararına bu tarz bir operasyon yapması imkansız bu decallerin tek derdi kendi çıkarları olduğu için amaç kayyumlar, belediye operasyonları enflasyon gibi daha büyük gündemleri gölgelemek.

Mesela şehzadeler belediyesi için aday çıkarmayacaklarmış. bayrampaşada yaptıklarından sonra böyle ponçik düşüncede olmaları şaşırtıyor dimi? çünkü hesap başka. Akepe-mhp toplamı belediye meclisindeki koltuk sayısının yarısı anca yapıyor. Yani çıkartsalar da kaybedecekler. işte böyle ölüye saygılıyız imajından bile çıkar hesabı yapan iğrenç bir güruh bunlar.
+1
Kediyi üzdün
(19.12.25)
burada güzel bir video var.
www.youtube.com
0
biseysorcaktim
(23.12.25)
gündem değiştirme geyikleri de bitmiyor 20 yıldır aynı terane. sanki gündem değişmeyince bir sik olduğu var.
0
Efoody
(23.12.25)
(13)

10 kişi beni engellemiş

gobekliraki
sebebini çok merak ediyorum. gıcık sorularım falan mı var acaba? niye engellenir ki anonim bir kişilik?
sebebini çok merak ediyorum. gıcık sorularım falan mı var acaba? niye engellenir ki anonim bir kişilik?
-5
gobekliraki
(15.12.25)
engellesin, nolcak ki? anonim ortamda bu kisilerin sizi engellemesi hayatinizda nasil bir eksik yaratabilir? tanimiyorsunuz bile bu insanlari, sizin hakkinizda ne düsündükleri neden önemli olsun? salla gec.
ayrica bulasmalarindansa engelleyip insanin gözünün önünden cekilmeleri daha iyi.
+10
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.12.25)
@konusma engellemeleri sorun değil zaten de. 10 kişi olunca bende mi veya sorularımda/cevaplarımda mı bi sıkıntı var diye düşündüm.
-1
🌸gobekliraki
(15.12.25)
10 kisiyi gözünüzde cok büyütüyorsunuz.
bazisinin burada 3-4 tane hesabi var. hepsinden engellese yeter zaten. her biri individual hesaplar olsa bile bu kadar kullanici icinde on kisi nedir ki?
herkesle anlasmak ve herkesi cevaplarimizla/duyurularimizla tatmin etmek zorunda degiliz. zaten bunun oluru da yok. bu kadar önemsiz, ufak bir seyde kendinizden süphe duymak saglikli degil.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.12.25)
Soru ve cevaplarından engellemişlerdir; başka bir sebepten olamaz ki zaten. Seni tanımayan kişiler, sorulara verdiğin cevaplar ve sorduğun sorulardan rahatsız olabilir ancak.
Beni de engelleyen bu sebeple engeller ve bu da benim için gurur verici.
-3
rock n roll
(15.12.25)
bana çok çocukça geliyor bu engelleme olayı. niye kafaya takıyorsun boşver.
ben duyuruyu kim açmış, kim cevap yazmış ona bile bakmıyorum. cevabım varsa yazıyorum geçiyorum.
millet birbirine laf sokma derdine düşmüş. dün biri cevabımı beğenmeyince hakaretler yazıp engelledi. bir de dmden hakaretler ediyor ardından engelliyor. karşılığını alma cesareti bile yok. neyse ki modaratörler gereğini yapmış.
o yüzden takma kafana
0
my fault
(15.12.25)
benim 6 kişi şu an :)

kafaya takılacak bişey değil. cevapların veya duyuruların birilerinin hoşuna gitmiyor sadece. herkesin de beğenmesi gerekmiyor sonuçta.
0
Fodera
(15.12.25)
Sen değil onlar kaybeder kardeşim sen daha iyilerine layıksın zaten.
+1
kizil karga
(15.12.25)
İnsanlar bazan doğrunun değil de hoşuna gidecek olanın peşinde oluyorlar.

Benim son engellenişim bundandı.

İki kişi tarafından reddedilmiş arkadaş, reddedenlerdeki sorunu arıyordu. Ben sorunun kendisinde olabileceğini söyledim :)
0
Mirket
(15.12.25)
burada kimseyi tanımıyorum. kimseye kolay kolay özel mesaj atmam. ama özel mesajla soven oldu. nasıl olsa bi yaptırımı yok. biri size ana bacı sovüp engelleyebiliyor burada. moderator ekibi sag olsun bir şey yapamayız diye yanıtlıyor.

kimseyi engellememe sovmememe ragmen beni 15 kişi engellemiş. burada ismini ilk defa gordukerim bile. demek ki problem karsı taraf
0
koela
(15.12.25)
Öyle anormal bir duyurunuzu hatırlamıyorum. "Bende mi problem var" diye düşünmenize gerek yok bence.

Engelleme ilk çıktığında sadece iki kişiyi (sh...rd ve feas.....ned) engellemek istiyordum. Başka kimseyi engelleyeceğimi düşünmüyırdum. Farklılıklara tahammül etmek lazım. Ama zamanla bir baktım, duyurularını ve cevaplarını görmekten rahatsız olduğum kişiler çıkıyor arada. Böylece 4-5 kişiyi daha engelledim zamanla. Bir tanesi hariç diğerleri tamamen faydasız ve bazen provokatif duyuru ve cevaplar veriyorlardı. Birinin de üslubu çok sıkıntılı, densiz ve rahatsız ediciydi.

Sizde öyle bir durum yok.
0
dilemma of subscribtionability
(15.12.25)
bende neden böyle şeyleri takılıyor insanlar onu merak ediyorum bir arkadaşta bu eksi verme olayına takmıştı. inadına millet eksiye basıyordu.
0
gercekdunya
(15.12.25)
6 görünüyor:) umrumda degil
0
baldan kaymak
(16.12.25)
10 normal. 20 30 sonrası kendinde sorun aramalısın.
0
mikahakkinen
(16.12.25)
(6)

E Nabz

kendinibulankadin
Merhaba ,E nabz üzerinden yanlislikla tahlik sonuclarimi ve raporlarimi sakladim.Bir önceki verileri saklamak isterken.Yarin da o doktor cikan tahlil sonuclari ike tedavibicin randevu verdi.E nabzi aradimzil saglik kurumuna gidip dilekce vermek gerekiyor dedi.Kendi doktorum da mi göremeyecek,hastan
Merhaba ,
E nabz üzerinden yanlislikla tahlik sonuclarimi ve raporlarimi sakladim.Bir önceki verileri saklamak isterken.Yarin da o doktor cikan tahlil sonuclari ike tedavibicin randevu verdi.

E nabzi aradimzil saglik kurumuna gidip dilekce vermek gerekiyor dedi.Kendi doktorum da mi göremeyecek,hastaneye gidip o raporlari enabzda gostermenin daha kolay yolu yok mu,yarin randevum var.
0
kendinibulankadin
(07.12.25)
Durumu anlat, tahlillerin çıktısını al ve doktora ver.
0
gnosis
(07.12.25)
@gnosis,ben de göremiyorum ki sonuclari.
0
🌸kendinibulankadin
(07.12.25)
hastanenin kendisinde tutulan veriyi görebilme şansı var. her şey e-nabız'dan yürümeyebilir.
ytd.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.12.25)
e-nabızda bu ara bir şeyler oluyor. benimde bu hafta gittiğim 3 ziyaretler birden kayboldu görünmüyor. enabızı aradım yanlışlıkla gizlemişsinizdir ilçe sağlığa dilekçe verin öyle açılır dediler. ama gizlemediğimede eminim.
geri bildirim kısmı var oraya yazdım onlarda 3 iş günü içinde dönüş yapıyorlarmış.

ayrıca tahlilleri göstereceğiniz doktor aynı doktorsa hastanenin kendi sisteminden görüyormuş sanırım. başka hastaneye giderseniz orada görünmez gibi bir şey söylediler.
+1
my fault
(07.12.25)
İlk defa duydum. Aslında bu benim yapacağım türden bir sakarlık. Nasıl kaçırdım ki?:)
"e-Devlet Kapısı ile profilinize giriş yaparak “Profilimde Görünmesin” butonuna tıklayıp ziyaretinize ait tüm verilerin profilinizde görünmemesini sağlayabilirsiniz. Gizleme işlemi yalnızca kendi profiliniz için geçerli olur; gizlenen veriler ilgili sağlık tesisinin veya Bakanlığın sunucularından silinmez."
enabiz.gov.tr
0
gnosis
(07.12.25)
@gnosis,aslinda tamamenhata değil çunku e devlete girmedeb gizlenmiyor.Ben bir alttakini gizleneye çalisirken oldu:S :)
0
🌸kendinibulankadin
(07.12.25)
(16)

İkinci el kıyafet alıp giyer misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(07.12.25)
Bit pazarı gezen bir insan olarak kaset cd kitap dergi dekoratif obje ıvır zıvır bir çok şey aldığım olmuştur ancak kıyafet ayakkabı asla.
Bunların tutuldukları ve satıldığı şartları görüyorum bu pazarlara boşuna bit pazarı denmiyor... Şimdi diyeceksin ben retro vintage mağazasından alıyorum onların da tanesi 5 liraya çuval çuval buralardan dolduruyorlar. Bazı kıyafet yapısı gereği yıkanmaya ya da yüksek sıcaklıkta yıkanmaya müsait olmayabiliyor ben güvenip almam büyük oranda hijyen kaygısı benimki. Alıp giyen yaklaştıran çok var bir sözüm yok ama bana göre değil.

Edit. Dolap gibi uygulamalar özellikle kadınlar bu tabuyu daha kolay aştılar gibi erkeklerde daha nadir zannediyorum mesela ceket belki alınabilir daha ileri sanmıyorum. Bir de eskiden eş dost akraba arasında özellikle çocuk genç yaşlarimizda böyle değişim olurdu ama tekstil çok daha ulaşılabilir olduktan sonra kalmadı gibi. Mesela bir arkadaşım küçük/ büyük gelen bir kıyafeti giyer misin derse yine az bir ihtimalle kabul ederim.
0
anon1m
(07.12.25)
Evet giyerim ve giyiyorum.
Bir tişört üretebilmek için o kadar çok su harcanıyor ki; kaç canlının içeceği su aslında bu. Dünyamız kaynak bakımından çok zengin değil. Üretim yapılırken ortaya çıkan atıklar, çevre kirliliği, hava kirliliği de cabası.
Bu arada bu insanları da köle haline getiriyor. Daha çok çalışıyorlar, daha az para kazanıyorlar. Birileri de daha çok zengin oluyor.
Benim montum ikinci el. Üç yıldır da giyiyorum. İnsanlara bakma sen. Buna laf eden empati yoksunu, bencil ve cahildir.
+1
rock n roll
(07.12.25)
Temizliğine inandıktan sonra giyerim .
+2
diyecevaplandı
(07.12.25)
mezuniyet kıyafetimi dolap'tan almıştım en fazla kaç kere giyeceğim diyerek. ama günlük ve sürekli giyeceğim bir şey almadım.
0
black holes in the sky
(07.12.25)
ilk sahibi bildiğim bir insan ise alıp giyerim. Bilmediğim biriyse kolay kolay almam. Hele ayakkabı asla.
0
al basmadan donu var
(07.12.25)
kesinlikle giymem. pahalı diye marka ikinci elde almam onun yerine bütçemin el verdiği bir marka alırım. aynı şekilde çakma bir üründe kesinlikle almam.
elektronikte bile ikinci el tercih etmem.
-1
my fault
(07.12.25)
bizim halkin biliyorsun ki cogu monser. salcali ekmege methiyeler düzerler ama ikinci el kiyafet falan aman allah korusun.
ikinci el ayakkabi, ic camasiri, corap giymem ama temizligine inandigim kazak, polar, sweatshirt, kaban gibi kiyafetleri ikinci el de giyerim. özellikle gercek yün ya da kaz tüyü gibi hayvansal ürünle yapilmissa ikinci el olmasi daha da iyidir.
özellikle bebeklere ve cocuklara ikinci el almak cok mantikli bana kalirsa. bebegime de ikinci el kiyafet temiz olmasi kaydiyla alirim. cocukken de teyzemin kizindan bana cok kiyafet gelirdi.

bunun benim icin durumu olmak ya da olmamakla alakasi yok. kaynaklarin heba edilmesinden rahatsizim, yarattigimiz cöp daglarindan rahatsizim, bu ürünleri almak icin bir ofiste degerli vaktimi skk skk gecirmekten cok rahatsizim.
bir kitap okudum ufkum acildi diyebilecegim bir kitap yok ama bir röportaj var. ikinci ele yönelmemin en büyük sebebi pepe mujica'nin 10 sene önce izledigim su röportajidir: www.youtube.com
bu röportaji izledikten sonra saatlik olarak ne kadar para aldigimi hesapladim.
yeni bir sey almadan önce onu almak icin kac saat calismam gerektigini hesap ediyorum. hayatimdan bu kadar kaybolan saati bunun icin harcamama deger mi diye düsünüyorum. bu tutum, alisveris aliskanliklarimi tamamen degistirdi. ciddi bir yükten kurtuldum. eksisozluk.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
2.el deri ceket alma fantazim var. bunun dışında giymem.
0
michael harddd
(07.12.25)
Giyiyorum.
+1
peki madem
(07.12.25)
her şeyin ikinci elini alırım ama kıyafet almam. eş dost tanıdık giymişse o zaman ikinci sahibi ben olurum ama pazarda satılan ikinci el kıyafeti almayı düşünmüyorum. açıkçası çok bir sebebi yok ama sebepsiz bir prensip belki de.
0
abelardo
(07.12.25)
Ben giyerim.
0
Kahvedesu
(07.12.25)
dolap'tan giyilmemiş ya da etiketli ürün aldığım oluyor. hepsi de tarif edildiği gibi geldi şansıma. giyilmiş şeyi şöyle tercih etmiyorum; ben eşyalarıma çok iyi bakıyorum, kıyafetlerimde ip çekiği, yırtık, sökük gibi şeyler olmamasına dikkat ediyorum. olursa tamir ediyorum; iyi sonuç vermezse o kıyafetten soğuyorum genelde. (bu sebeple eşya ödünç vermeyi de sevmem.) bazı insanlar bunu hiç sallamıyor. bakıyorum kullanılmış çanta koymuş; saplarındaki deri aşınmış, her tarafından ipler sarkıyor vs. bunları incelemekle uğraşmayı göze alamadığımdan tercih etmem. bir de yıkanmayacak şeyleri asla alamam; ayakkabı, deri eşya gibi.
0
lil siztah
(07.12.25)
giyerim. yıkadıktan sonra çok problem etmem.

kendi kızıma daha çok kullanıyorum hatta ikinci el. çocuğa yeni kıyafet almak çok mantıksız gelir. bu 4. kışı daha sıfır montu olmadı, hep dolaptan aldım. iç giyim tarzı ürünler ve ayakkabı tercih etmem sadece. yani şöyle; ikinci el ürünleri alıp bakımını yaptıktan sonra satan mağazalar olsa ayakkabı bile düşünülebilir.
+1
elorelia
(08.12.25)
Para verip alma alışkanlığım yok. Abimin eşinin eskilerini giyerim. Arkadaşlardan da küçüldü, uymadı vb. denip önerilen kıyafetleri alırım. Nerede beleş oraya yerleş insanıyım. :) Genelde aldığım eşyaları tepe tepe kullanırım. Sıkıldığım tek tük şeyi değerlendirebilecek kişilerden rica edip ihtiyacı olanlara göndermeye çalışıyorum.
0
auroraaurora
(08.12.25)
temizliğine kullanımına gore değişir. avm de ya da giyim magazalarında deneyip begendiğimiz tüm ürünler kullanılmıs giyilmiş ürünler zaten.
0
koela
(08.12.25)
kendi aramızda takas grubumuz var, dönem dönem kıyafet, çanta, ayakkabı vb. alıp veriyoruz. küçümsemem, tuhaf da gelmez, ekonomik kaynaklar da dünya kaynakları da sonsuz değil, en azından bunu yapabiliyor olmayı önemsiyorum. ayrıca tüketim çılgınlığına da görece kapılmamış oluyoruz.
0
Phoebe
(08.12.25)
(14)

Eşiniz oturacağınız ev için annenize borç verdi. Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Konu açıldığında size "Paramı ver" demesi "ben o parayı borç olarak verdim" vs. demesi üslup açısından rahatsız eder mi? Normal mi?

psmstc
Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Oturacağınız ev annenizin ağırlıklı parası ile alınıyor. Siz erkeksiniz. Eşiniz sadece evin 6'da biri kadar düğün altınlarını ev alınırken kendi isteği ile borç olarak veriyor. Sonra birşekilde konu açılınca diyor ki: "Paramı ver" "ben o parayı borç olarak ve
Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Oturacağınız ev annenizin ağırlıklı parası ile alınıyor. Siz erkeksiniz.

Eşiniz sadece evin 6'da biri kadar düğün altınlarını ev alınırken kendi isteği ile borç olarak veriyor. Sonra birşekilde konu açılınca diyor ki:

"Paramı ver" "ben o parayı borç olarak verdim" "mirasa kalacak ben onu mirasta bölüşülsün diye vermedim" tarzı kendince hakkını isteyen cümleler kullanıyor.

Sizce bu eşler arası iletişimde normal sözler mi? Şundan dolayı soruyorum.

Karşıdaki eş (koca) dolandırıcı hırsız değilse eşine borcunu elbette ödeyecek. (annesinin finansını da o yöneten o) Fakat neticede hayat arkadaşısınız bunu bu şekilde dile getirilmesi karşı tarafa baştan güvensizlik ve yanlış bir üslup değil mi?

Yani kendi anne babası ya da kardeşi olsa asla "paramı ver" demeyecek bir insan. Kocasına karşı böyle konuşuyor. Bir de yeni evin alınmasında ısrar eden o ve kök ailesi.

Düşüncelerinizi merak ediyorum da.

Teşekkürler.
-2
psmstc
(06.12.25)
Siz oturacaksanız eşiniz düğünde takılan altınları nasıl size borç olarak veriyor orayı hiç anlamadım kendi de oturmayacak mı o evde?
+6
sadakatsiz
(06.12.25)
Eşler arasındaki iletişime ve o zamanki gerginlik seviyesine bağlı bence. Atıyorum benim sizinle aram bu aralar iyi değildir, söylerken acı acı konuşmuş olabilirim. Veya aramız çok iyidir, zaten iletişimimiz biraz kabadır, böyle şeyler hep söyleniyordur, şakayla karışık paramı ver dolandırcı gibi gülerek birşeyler söyleyebilirim.

İdeal koşullar altında böyle söylerse birşeye bozulmuş veya gerilmiş diye düşünür ama yine de içten içe incinirdim. Asıl mesele "paramı ver" meselesi, düğünde toplanan hediyeler ortak değil mi, hayıydıy kaydeş? Eğer paranın bir şekilde kadına kalacağı kısmında taraflar uzlaşmış ise, borç verilirken borcun şu tarihte, şu şu yollarla geri verileceği ile ilgili bir ödeme planı olmalıydı. O yüzden yakına borç vermek, almak sakat işler.
0
tiredofwaiting
(06.12.25)
10 yıllık evliyim, karı koca arasında borç olmaz. Kolye,bileklik, set, yüzük gibi ziynet eşyası bozulduysa uygun bir zamanda tekrar yapılır. Bunun için diretilmez.
+6
rodeocu
(06.12.25)
Olayın öncesi sonrası belirsiz. Tartışma anında mı söylendi yoksa durup dururken sürekli paramı ver diye darlıyor mu?

Ev annenin üstüne mi alındı? Eğer öyleyse parasını istemekte zaten haklı. Söyleyiş tarzı yanlış ama olaylar nasıl gelişti bilemediğimiz için doğru yorum yapmak zor.
+3
elorelia
(06.12.25)
Gerek yaşadığım evlilikte ve gerekse kafamdaki evlilik düzeninde, şaka olarak söylenenler dışında bu tip diyaloglar olmaz. Senin malın, benim param kafa yapısı aşılmamış evlilik ilişkisi benim aklıma yatmıyor.

Ciddi şekilde böyle bir söz söylendiyse, siz de annenizin finansını yönetiyorsanız, oturduğunuz evden anneniz adına kira isteyin, herkes parasını alsın, olay tatlıya bağlansın.
0
Mirket
(06.12.25)
Ev annenin üzerine yapılıyorsa iş değişir tabii orayı kaçırmışım. Kadın haklı bu durumda.
0
sadakatsiz
(06.12.25)
Üslup tamamen yanlış. Eşe karşı güvensizlikte duyduğunu da anlıyoruz. Düğünde takılanların yönetimi çiftin ortak kararıyla yapılması lazım. Sadece gelin tarafının olmaz. Ev alınmadan önce çiftin, damadın annesine verdiği borcun geri dönüşünün nasıl yapılacağına karar verilmesi gerekirdi. Damadın annesiyle konuşup çözmesi lazım. Ama üslup çok irrite edici.
-1
onyx
(06.12.25)
burada kritik nokta düğün altınları. zaten en büyük saçmalıkta bu düğün altınları kadınındırdan çıkıyor. düğünde takılan altınlar o yeni kurulan aile için takılıyor. o altınların tasarrufunda erkeğinde söz hakkı olmalı. o zaman kadın tek başına evlensin.
insanların kişiliğini en iyi işin içine para girince anlarsınız.
şimdiden geçmiş olsun. ilerde bu tavırlar evlilikte başına çok işler açacak.
olaya baktığımızda anladığım kadarıyla o evde siz eşinizle oturacaksınız. zaten büyük kısmını anne vermiş sizde eşinizle birlikte 6da 1ini tamamlamışsınız. işte burada insanların kişilikleri ortaya çıkıyor. zaten kendi oturacağı ev bunun bile farkına varamıyor. ama belli ki ev annenin üstüne asıl sorunların biride bu. eğer kardeşte varsa miras bölünüp bize ev kalmayacak o yüzden ben verdiğim parayı kurtarayım derdide var. böyle düşüncelerin olduğu evlilik sağlıklı sürmez.

yukarıda bahsedildiği gibi o zaman annede kira istesin. çevre dairelere göre güncel kira belirleyin 6da 1ini düşüp gerisini anneye ödeyin.
0
my fault
(06.12.25)
öncelikle kadınlar her zaman haklıdır. der abi. sen erkek olarak aynı cümleyi kursan kan çıkar.
-1
mikahakkinen
(06.12.25)
Başta geri ödemek üzere anlaşıldıysa, eşinizin gazını alacak bir ödeme planı sunmakta ve ufak da olsa geri ödemeye başlanmasında fayda var. Diğer yandan evi uzun vadede siz kullanacaksanız ve diğer mirasçılara benzer başka bir mülkün kullanım hakkı falan verilmiyorsa, sizin de annenize kira ödemeniz gerekir diye düşünüyorum.

Sizin başka bir sorunuz da, “böyle dediği için haklı mı/normal mi?” tarzındaydı. Şimdi burada anket yaparak anormal diye bi sonuca ulaşsanız bile, eşinizin normali o olduğu için, önemli olan o olmalı. Dolayısıyla sorunu tespit edip, çözüme odaklanmak daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(06.12.25)
1. Miras paylaşma lafı nerden çıktı? Niye böyle bir söz etme gereği duyuldu, böyle bir gündem mi var?

2. Düğünden altınları borç vermeye kadar ne kadar süre geçti, borç verildikten sonra bu konuşmaya kadar ne kadar süre geçti? Borç ödenmediği sürece güvensizlik yaratır kusura bakma.

3. Bizim evde her türlü verilen alınan harcanan edilen şey muhakkak yazıldığı ve kişiler birbirine asla borç takmadığı için benim yaklaşımım "iş başka aşk başka" şeklinde olur. Özellikle de gelin gibi damat gibi kişilere karşı çok daha titiz ve özenli olmak gerektiğine inanıyorum. Güven tesis etmek istiyorsanız kişilere verdiğiniz sözleri vaktinde tutmanız, borcunuzu vaktinde ödemeniz, bunu da erkeklik gururu kocalık gibi egolara hiiiçç bulaşmadan, samimiyetle yapmanız gerekir. Yapın ki eşiniz size güvensin.

4. Allah aşkına başka nasıl bir üslupla söylesin, içini kemirme noktasına gelmiş belli ki, daha önce söyleyip söylemediğini bilmiyorum ama yumuşaklıkla söylemiş olduğunu düşünüyorum, işe yarasaydı bu duyuru açılmazdı bence.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
@onyx

Bildiğim kadarıyla hukukta "düğünde/nikahta geline takılan takılar gelinindir" bilgisi var. Ortak değerlendirmeye ancak gelinin kendi hür iradesiyle ve baskı görmemiş rızasıyla alınabilir.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
evde eşiniz ve siz oturuyorsunuz, ikinizin düğününde takılan altınlar ikinizin oturacağı ev alınırken harcandığında bu nasıl borç oluyor anlayamadım orasını.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.12.25)
@muhayyer divan

Eskiden boşanma durumunda takılar geline kalır şeklinde karar çıkıyordu. Son dönemde takılar kime takıldıysa onundur gibi çıkan Yargıtay kararları var.
0
onyx
(08.12.25)
(4)

30 bin zam hakkindaki dusunceniz nedir

lapaz
?
?
-2
lapaz
(06.12.25)
Kamu israflarından biri. Full özelleşme olsa alırsın adamını verebiliyorsan verirsin istediğin parayı. Böyle olunca halktan alınan kendi yandaşına gidiyor.
0
michael harddd
(06.12.25)
kısmen yerinde buluyorum. kamuda ücretler özel sektöre göre çok düşük kalıyor. bu da vasıflı kişilerin özel sektöre kaymasını neden oluyor.
fiyat dengesini sağlamak önemli ama kamuda bu kadar adam kayırma, yandaş olunca gerçekten işini yapan adamları kaçırıyorlar. sonuçta bu zammı alacak yine yandaş oluyor.
gerçek liyakat esaslı bir düzen olsa bu kadar sorun olmaz.
0
my fault
(06.12.25)
bu işi zammı kademe kademe yapsan sıkıntı olmazdı. uzman kadro gitmesin diye deniyor. cezaevlerinde 1 psikolog 1 shu var o da uzman. e her okulda her branşta belli öğretmenler var. bu zammı kademeli yapmak lazım. uzman kadronun kaçması şimdi mi akıllarına gelmiş. mehmet şimşek şunun farkında bütçenin 3de1 i memur maaşına gidiyor. akp zamanında memur sayısı 5 milyonu geçti. akpden önce 3 milyondu. bu devlete külfet. sen bu kadar memura hakkını vermeden ayarsız zam yaparsan adaletsizlik olur. ama mehmet şimşek şunun farkında değil, millet geçinemiyor. hayatında hiç pazara gitmemiş, hiç fatura ödememiş bu dinci grup anlayamaz bu durumu.

emekli 15 bin alınırken sen uzmana seyyanen 30 bin zam verirsen bu halk gene susar ama bu haksızlıktır.
0
mikahakkinen
(06.12.25)
Benim iş yerindeki yönetici pozisyonundaki kişiler gerçekten o maaş farkını hak ediyorlar ama bu çok yanlış bir hak ediş. Çünkü (ben sanat kurumunda çalışıyorum) şef ve şef yardımcısı sadece sanatla ilgilenmesi gereken insanlar ama uğraştıkları en son şey sanat, o derece çok bürokrasi ve angarya var tepelerinde. Müdürün varlığı ne kadar rahatlatıyor bilemiyorum ama çok fayda olduğunu sanmıyorum, sanat kalitemiz yükselmedi çünkü.

Yani çok haksız bir iş yüklenmesinin karşılığı olarak 30.000 tl haklarıdır ama bu iş yükünü hatta iş tanımını düzenleyen bir madde olması daha öncelikli. Adamlar sabah erkenden gelip çoğu zaman akşam çok geç çıkıyorlar, bizim mesaimizden belki yarım kat fazla çalışıyorlar HER GÜN. Bu ben yaptım oldu tarzı, tepeden inme görev tarzı çok yanlış ama adamlar hak ettiler mi zammı, ettiler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
(6)

sanayicilerin ahlaksızlığı

megalomaniac
Tam kusurlu olduğumuz bir kazada, kasko sayesinde aracımızı tamir ettirdik. En başta yetkili servise gitmiştik, 45.000 TL civarı hasar kaydınız olacak dediler. Bu kadar çıkması biraz abartılı, isterseniz sanayide daha ucuza yaptırabilirsiniz dedi birkaç bu işten anlayan kişi. Biz de hasar kaydımızın
Tam kusurlu olduğumuz bir kazada, kasko sayesinde aracımızı tamir ettirdik. En başta yetkili servise gitmiştik, 45.000 TL civarı hasar kaydınız olacak dediler. Bu kadar çıkması biraz abartılı, isterseniz sanayide daha ucuza yaptırabilirsiniz dedi birkaç bu işten anlayan kişi. Biz de hasar kaydımızın bu kadar yüksek görünmemesi için bir sanayiciye gittik, işçiliğini daha önceden tecrübe edip beğendiğimiz bir ustaydı.

Bunda en fazla 30-35bin çıkar fazlası olmaz dedi, bizim de işimize geldi ve kasko üzerinden ona yaptırdık onarımı. Sisteme geç düşüyor kazanın hasar miktarı, 1 ay civarı sürüyor genelde.

Şimdi bi baktık 52.500TL gelmiş bize sigorta şirketinden, ve e-devletten bakınca da 52.500TL tazminat bedeli ödendi diye görünüyor. Tabi ki usta bu parayı bizden isteyecek birkaç güne haberi olur muhtemelen. Kafayı yemek üzereyim. 45.000TL çok olur derken 52.500 TL'ye çıkarmış hasarı.

Napıyım katil mi olayım?
-2
megalomaniac
(03.12.25)
yetkili serviste yaptırcaktın niye sanayiye gidiyorsun ki? bi de arada 10 bin tl fark varmış sadece. günümüzde 45 bin hasar çok değil. bi far 20 bin zaten.
+6
jelly bear
(03.12.25)
@jelly Yukarıda yazıyor neden gittiğim
-1
🌸megalomaniac
(03.12.25)
yapacağın bi şey yok. gidip adama hesap soracaksın. geri alınabileceğini sanmıyorum.

ama 10 bin tllik fark için sanayiye gitmen saçma. ders olur.
+3
jelly bear
(03.12.25)
Sanayiye bu sebeple hiç gitmiyorum veya gitmek istemiyorum. Alayı dolandırıcı ve düzenbaz. Nadiren dürüst biriyle karşılaşıyorsunuz.

Eşimin babası sanayide ustaydı. Neler anlatıyordu neler.

O yüzden yapacak bir şeyiniz yok. Oraya gittiğinizde ustalar toplanıp meydan dayağı bile atabilir size. Ders olmuş bir daha yapmazsınız. Geçmiş olsun.
+1
drako
(03.12.25)
oldum olası şu değer kaybı-tramer takıntısını hiç anlamadım. zaten bir tek bizde var böyle dertler. araba yetkili servisinde, orjinal parçalarla garantili bir şekilde yapıldığında niye sorun oluyor anlamıyorum.
3 kuruş ucuz olsun, tramerde az yazılsın derdiyle hareket etmek anlamsız.
en başta hata sizin.
bu kadar basit bir olay için aklınızdan katil olmak fikri geçiyorsa acil psikolojik destek alın.
+7
my fault
(03.12.25)
arabayla dükkanına dal, bir 50bin daha çıksın :))

şaka bir yana tecrübe böyle birşey. çok dert etmeyin hayatınıza bakın.
0
gercekdunya
(03.12.25)
(5)

Grip aşısı oldunuz mu

condom kurşunu
İşe yarıyor mu?
İşe yarıyor mu?
0
condom kurşunu
(01.12.25)
Mirket
(01.12.25)
olmadık. bilmiyoruz.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.12.25)
son 20 senede 1 kere oldum denemelik, o kis berbat gecti.
kesinlikle asi karsiti degilim ama bu grip asisi isi bana biraz kolpa geliyor, ki zaten 1 sene onceden hazirlanan asinin son surum mikroba karsi ne kadar ise yaradigi tartisilir.
0
cooperr
(02.12.25)
ben olmadım ama üşenmekten. hani gelip ofiste filan yapan bi sistem olsa olurdum. eczacı arkadaşım, gittiğimiz doktor vs tavsiye ediyor hep.
0
elorelia
(02.12.25)
tam olacaktım grip oldum, sonrada zaten grip oldum diye bu sene olmamaya karar verdim.
0
my fault
(02.12.25)
(5)

finansal tavsiye

semaforo de medianoche
nakit 1 milyon liranız var. 6 ayda 500k kenara koyabilecek kapasiteniz de var. ne size ne ailenize ait bir ev yok, arabanız da yok ama arabaya aman aman ihtiyacınız da yok babanızın arabası eski (2013, güncel değeri 500k civarı) ama sizde duruyor çoğu zaman. kredi çekerseniz aylık en fazla 70-80k öd
nakit 1 milyon liranız var. 6 ayda 500k kenara koyabilecek kapasiteniz de var. ne size ne ailenize ait bir ev yok, arabanız da yok ama arabaya aman aman ihtiyacınız da yok babanızın arabası eski (2013, güncel değeri 500k civarı) ama sizde duruyor çoğu zaman. kredi çekerseniz aylık en fazla 70-80k ödeme gücünüz var. bir şey almak isterseniz babanızdan çok değil ama 300k civarı destek gelebilir. x ve yleri detaylandırarak seçeceğiniz yöntem ne olur?

a) x değerinde bir ev almaya zorlarım kendimi y yöntemiyle (bu şartlarda alacağım ev oturabileceğim bir ev olmayacak alıp kiraya verebilirim, lokasyon ankara)
b) eski arabayı satıp x değerinde bir araba alırım y yöntemiyle (babayla ortak kullanıma devam)
c) eski arabayı satmadan kendime ait x değerinde bir araba alırım y yöntemiyle
d) henüz hiçbir şey almam. x yatırım araçlarına paramı yatırır y süre sonra ev veya araba almayı düşünürüm.
e)diğer (açıklayınız)
0
semaforo de medianoche
(30.11.25)
Bir miktar kredi çekip ev alırdım
0
olaylar olaylar
(30.11.25)
oturmayacaksam kiraya vermek için ev almam.
arabada ciddi sorun yoksa kullanmaya devam. zaten ihtiyaçta yokmuş.
parayla diğer yatırım araçlarına yönelirim.
0
my fault
(30.11.25)
arabayı yenilemek kesinlikle yatırım değil. bakımını yaptırıp gittiği yere kadar kullanmak en doğrusu.

ev için fırsat çıkarsa 2-2.5 milyonluk kira getirisi 20-25 civarı olan bir ev düşünülebilir. ev için faizlerin düşmesini beklemek de bir seçenek ama faizler düşerken ev fiyatları da mutlaka çıkacaktır.
0
orpheus
(30.11.25)
sen ve ailen ayrı ayrı kiradaysanız en azından birinizin oturabileceği bir ev alırdım ben olsam.
0
elorelia
(01.12.25)
@elorelia: bu paralarla nakitimin üstüne kredi çekip alabileceğim ev max 3m civarı. o da büyükşehirde çok zorda darda olup da mecbur kalmadıysan pek yaşanacak bir ev olmuyor maalesef. o yüzden ev alırsam ucuza kiraya verebilirim sadece.
0
🌸semaforo de medianoche
(01.12.25)
(6)

Behzat Ç.

don’t panic
Favori bölümünüz hangisiydi? veya hangi cinayetti? Ercüment veya Memduh Başganlı bölümlerden ziyade spesifik cinayetlerden bahsediyorum. Karikatürist cinayeti ve araştırması kısmını sevmiştim ben mesela. Peki ya sizinki?
Favori bölümünüz hangisiydi? veya hangi cinayetti? Ercüment veya Memduh Başganlı bölümlerden ziyade spesifik cinayetlerden bahsediyorum. Karikatürist cinayeti ve araştırması kısmını sevmiştim ben mesela. Peki ya sizinki?
0
don’t panic
(29.11.25)
38. Bölüm beni diziye başlatan bölümdü. Birkaç bölümü var çok sevdiğim telefon şifrem bunların kombinasyonundan oluşuyor hatta.
Cinayet dersek kesik parmak cinayetleri iyiydi.
Suna’nın son sahnesi en sevdiğim sahnelerdendir.
+1
mutekebbir
(29.11.25)
Favori bölüm olarak 78
+1
rakicandir
(30.11.25)
81. bölüm
+1
my fault
(30.11.25)
-gönül'ün iş arkadaşının öldürülmesi
-kalemle öldürülen dede
-askerde ölen er
+1
mutlu yillar sana
(30.11.25)
cevdet komserin olduğu kesik parmak cinayeti. akbabanın sevgilisi nazlının çıktığı bölüm.
0
mikahakkinen
(30.11.25)
aziz komiser ve torununun olduğu bölümler efsaneydi. 2. sezon olması lazım.
0
beatbox yapan metalci
(30.11.25)
(10)

Berbere fiyat soruyor musunuz?

michael harddd
Nedense bizim berberlerde fiyatı açıkça yazmama gibi bir huy var. O koltuğa oturunca 500 mü 1000 mi 2000 mi isteyecek bilinmiyor. Şuana kadar hiç fiyat sormadım. Sizce berbere fiyat sormak tuhaf mı?
Nedense bizim berberlerde fiyatı açıkça yazmama gibi bir huy var. O koltuğa oturunca 500 mü 1000 mi 2000 mi isteyecek bilinmiyor. Şuana kadar hiç fiyat sormadım. Sizce berbere fiyat sormak tuhaf mı?
0
michael harddd
(29.11.25)
Hayır. Hiç tuhaf değil bence. Kapıdan kafayı uzatıp "abi tıraş ne kadar" diye sorarsın, olur biter.
+1
himmet dayi
(29.11.25)
tuhaf değil. hiç gitmediğim berberde sorarım. duvarda yazan tarifeden ucuz oluyor genelde elit bi yerde değilse.

fiyat sormak hiçbir yerde abes değildir.
0
jelly bear
(29.11.25)
Kendi mahalle berberime sormam bi önceki tıraşla yenisi arasında oluşacak olası fiyat artışını tahmin edebilirim ama ilk kez gideceğim bi yerse illa ki sorarım fiyat skalası çok değişebiliyor.
+1
kizil karga
(29.11.25)
Sürekli gittiğin berbere fiyat sormak zaten saçma, bilirsin yani ama ilk defa gittiğim berbere fiyat sorar beğenmezsem çıkarım
0
Rondak
(29.11.25)
Erkeklerin berber sadakatini düşününce bu soruya hiç ihtiyaç duyulmuyor diyebilirim.
Fakat ilk defa gidilecek bir berbere fiyat sormak gerekir. Yeni taşındığım yerde ilk defa girdiğim berbere fiyat sormadan girmiş ve pişman olmuştum. Sonra kendime uygun bir berber buldum ve oradan devam ediyorum artık.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(29.11.25)
kızıl karga +1
0
yurtsuz john
(29.11.25)
Partnerim yılda 1-2 kez adem terzi’ye gidiyor. pek ucuz olmadığı için de gitmeden bana aratıyor, ben soruyorum. Adem’le muhabbet ettiği için kendisi sormaya çekiniyormuş.
+2
eileengray
(29.11.25)
ilk defa gittiğin bir berberse sorulur. ben 30 yıldır aynı berbere gittiğim için sorma ihtiyacı duymadım
+1
my fault
(29.11.25)
Hiç mantıklı değil ama bilmediğim biriyse sormaya çekiniyorum. Hissiyat bu ama sürpriz bir fiyatla karşılaşmak çok daha sinir bozucu olduğundan isteksizce soruyorum. Saç sakal diye de özellikle belirtirim.
0
mbond
(30.11.25)
hic sordugumu hatirlamiyorum, ama kolay kolay bilmedigim berbere girmem.
0
cooperr
(30.11.25)
(4)

Mevduat faizi

baldur2
Su anda en iyi faizi hangi banka veriyor? 6 milyona yakin bir meblag icin pazarlikla faiz orani ne kadar arttirilabilir?
Su anda en iyi faizi hangi banka veriyor? 6 milyona yakin bir meblag icin pazarlikla faiz orani ne kadar arttirilabilir?
0
baldur2
(28.11.25)
43 Akbank günlük
-2
arbre
(28.11.25)
ing 46 günlük ama özel oran net verirler, 2m uzerine genel mudurlukten oran alıyorlar bir kaç bankaya sor oran al.
+1
eja
(28.11.25)
Bu aralar vade uzadıkça faiz oranı düşecektir. Öncelikle paranın vadesini belirleyin.

Bazı bankalar paranın bir kısmını vadesiz hesapta tutmak şartıyla yüksek faiz veriyorlar. Toplamın faizini hesaplayınca başta görünen kar uçup gidiyor. Onu gözönüne alın.

O pazarlık sistemi de kurban pazarlığı gibi, tarafların bir şey söyleyip ortada buluşmak şeklinde olmuyor. Sen meblağı söylüyorsun, o bir telefon edip şu kadar diyor. O da bir iki puan.
+1
Mirket
(28.11.25)
hoş geldinle yüksek faiz veren bankaların çoğu günlük faize veriyor ve bloke limitleri var.
ing 46 veriyor ama bloke ile 43 civarına geliyor.
+1
my fault
(28.11.25)
(10)

"Nasılsın?" sorusuna verilebilecek alternatif cevaplar

sekizdokuzon
Benimki bu ara: Bir çığlık atsam kendime gelecek gibiyim.Sizin bu soruya vereceğiniz esas cevap ne olurdu?Teşekkürler.
Benimki bu ara: Bir çığlık atsam kendime gelecek gibiyim.

Sizin bu soruya vereceğiniz esas cevap ne olurdu?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(25.11.25)
aynı be ya, noolsun işte.
+1
kisa
(25.11.25)
yuvarlanıp gidiyoruz.
+1
tiredofwaiting
(25.11.25)
Kimse samimi cevap beklemiyor bu soruya. Günlük hayatın ritüellerinden biri.
İyiyim demek içimden gelmiyorsa iyi demek adet olmuş derim genelde.
+1
auroraaurora
(25.11.25)
saçma sapan konuşma la (bkz. Behzat Ç)

en samimi cevap bu bence. çünkü herkes öylesine soruyor, laf olsun diye.
+1
faberkastelli
(25.11.25)
Yakınım olmayan herkese iyiyim deyip geçiyorum.
Yakınlarıma “bok gibiyim” derim.
Şu sıralarda da böyleyim maalesef :/
0
mutekebbir
(25.11.25)
Bomba gibiyim! Düşmanları ve hasetçileri sevindirmemek gerek.
0
komando kani var bende
(25.11.25)
Murat Ağırel, is that you?
+1
🌸sekizdokuzon
(25.11.25)
iç güveysinden hallice
+1
my fault
(25.11.25)
Standart
İyi diyelim iyi olalım
Çok şükür yaşıyoruz der gibi
0
substituent
(25.11.25)
Mukemmele yakinim derim genelde.
0
duster
(26.11.25)
(5)

kuduz haberi

WithWorth
https://eksisozluk.com/kuduzdan-olen-cocugun-son-goruntuleri--8048204şu videoyu atlatamadım.çocuğun kuduz olmasını anladım.acılar içerisinde can çekişerek ölmesini de anladım.ama rolü `hemşire` olan birinin su uzatması gereken son insana su uzatmasını anlayamıyorum.özellikle "biraz su içer misin" di
eksisozluk.com
şu videoyu atlatamadım.
çocuğun kuduz olmasını anladım.
acılar içerisinde can çekişerek ölmesini de anladım.
ama rolü hemşire olan birinin su uzatması gereken son insana su uzatmasını anlayamıyorum.
özellikle "biraz su içer misin" diyerek şefkatle(!) seslenmesini anlayamıyorum.
bu spesifik anın özenle videoya çekilmesini anlayamıyorum.
bunları anlayamıyorum ağabey.
biri anlatabilir mi ?
-2
WithWorth
(24.11.25)
Eğitim için çekilmiş bir video olmalı.
Daha sonra bir insanlık nasipsizi blurlamadan gereksizce servis etmiş gibi.

Ek: O nasipsizlik o videoyu paylaşan herkeste var tabii.
0
Mirket
(24.11.25)
Rastgele değildir, tıpla ilgili olanlar için çekilmiştir sanırım ama yine de yayılması hoş değil.
0
diyecevaplandı
(24.11.25)
eğitim amacıyla çekilmiştir. kuduzun son evresindeki su hassasiyetini başka türlü gösteremezlerdi. kaldı ki doktorluk hayatlarında kitaplarda okudukları böyle bir vakayı kaç kere görebilecekler.. böyle bir durumu kayıt altına almaktan daha doğal ne var.
hatta kamu spotu olarakta kullanılmalı. tedavisinin tek bir aşı kadar basit bir durumun ihmal edilince ne hallere sebep olduğu tüm topluma gösterilmeli özellikle de aşı karşıtlarına.
+1
my fault
(24.11.25)
Umarım sizler haklısınızdır ve ben yanılıyorumdur arkadaşlar. Ve internette halihazırda 10'larca örneği çekilmiş olan bir konuya yeni bir eğitim videosu çekilmiştir. Ülkedeki organize bir dehşet olan yenidoğan skandalı yada eksisozluk.com gibi henüz yılı dolmuş örnekler münferid olaylar olduğundan sağlık sektörünün kalitesine gölge düşürmemeli.
0
🌸WithWorth
(24.11.25)
twit altında yorumlar da vardı, bazı sağlıkçılar yazmışlardı.
kuduz vakasının tespitlerinden biri de su teklifiymiş.

vakayı teşhiş etmek / onaylamak ya da emin olmak adına bu test yapılırmış. öyle yazmış bir kaç sağlıkçı.
0
biseysorcaktim
(24.11.25)
(6)

GSS borçluya ACİl ücretli mi?

trablon
baktım acil de para veren insanlarla karşılaşıyorum.gss borcunu ödeyemeyen evsiz biri acilde hizmet de mi alamıyor?
baktım acil de para veren insanlarla karşılaşıyorum.gss borcunu ödeyemeyen evsiz biri acilde hizmet de mi alamıyor?
+1
trablon
(20.11.25)
Bi kaza falan olmadıysa acil zaten paralı pratik olarak.
0
hububrad
(20.11.25)
değil

yani gidersin tedavin yapılır, çıkan masraf gss borcuna işlenir. bu masraf dediğim de çok ufak rakamlar çıkar. mesela 42tl muayne ücreti gibi.
-1
orpheus
(20.11.25)
la ne paralısı ben bedavaya muayene oluyorum
-2
🌸trablon
(20.11.25)
orpheus iyi de giriş acilin yanına konmuş yerde niye para ödüyorlardı? gss ye eklenmiyor o borç bak emin misin o paralar gss ye eklendiğine? sanki baştan girişte ödememiz gerekiyor gibi geliyor muayene ücretini acilde?
0
🌸trablon
(20.11.25)
Yıl sonuna kadar gss borcu olsun olmasın tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları devlet hastanelerinden sigortalı gibi hizmet alabilir. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi var. Her sene o senenin yılsonuna kadar bu kararnameyi yayınlıyorlar. Ancak bu inisiyatif tamamen Cumhurbaşkanının elinde. İsterse seneye böyle bir kararname çıkarmaz ve gss borcu olanlar sadece ücreti karşılığında muayene olabilir.

Sorunuza net cevap 31 Aralık 2025 tarihi 23:59’a kadar her türlü ayaktan ve yatarak tıbbi tedavileriniz devlet hastaneleri ücretsiz.
0
ulukayin
(20.11.25)
katılım payı adı altında bir ücret var. o da hastanesine göre 40 lira civarı bir ücret. gss borcu olanlar onu ödeyip muayene olabilir. yapılan tahlil, tetkik ve görüntülere ekstra ücret ödemez. ancak yazılan ilaçları ücret karşılı satın alabilir.
0
my fault
(20.11.25)
(8)

İçim Dışım Gıda Takviyesi Oldu

auroraaurora
Her gün aldıklarım-Osteo miks-D3K2-Magnezyum (uyku için olan)-Omega 3Aklıma geldikçe aldıklarım (her gün en az biri)-C vitamini + çinko-Magnezyum malat + sitrat-Biotinİkinci gruba bromelain ve sülforafan içeren bir ürün eklemek istiyorum, ama öeh yani. Bu kadar çok takviye almak zararlı mı? Beslenme
Her gün aldıklarım
-Osteo miks
-D3K2
-Magnezyum (uyku için olan)
-Omega 3

Aklıma geldikçe aldıklarım (her gün en az biri)
-C vitamini + çinko
-Magnezyum malat + sitrat
-Biotin

İkinci gruba bromelain ve sülforafan içeren bir ürün eklemek istiyorum, ama öeh yani. Bu kadar çok takviye almak zararlı mı? Beslenmeyle eksikleri tamamlamak zor. Yine de 'bundan da olsun' diye aldıklarımı azaltayım mı veya keseyim mi?

Sizde durumlar ne?
0
auroraaurora
(19.11.25)
Başlık harika olmuş.

İlk aklıma geleni söyleyeyim. Covit ya da aşısının kanda pıhtılaşmaya sebep olduğu, bunun da pandemi sonrası genç kalp krizi ile ölüm vakalarında patlama yaptığı konusu bissürü yazıldı. Çizildi. Pıhtı korkusu ile Coraspine başlayan dünya kadar insan vardı.

Ben söylemeyeyim de internete bak. k2 fazlasının pıhtılaşmaya etkisi nasılmış.
O arada çinko fazlasının zararlarına da bakılabilir.
Bunların kullanımındaki yaygınlık kapitalizmin dayatması ile oluyor. Her birinin faydası kadar zararı da var.

Bunlardan geçtim de, tamamen bitkisel diyen insanlar oluyor arada. Onlar da karanfilin zararlarına zerdeçalın zararlarına baksınlar.
+4
Mirket
(19.11.25)
bende benzer durumdayım
devamlı aldıklarım; magnezyum, omega3, d3k2(en son ölçtürdüğümde 100 çıkınca 2ay ara verdim) ve c vitamini
rotasyona soktuklarım b12, bromelain, glukozamin-kondroitler, 4 hepa ve milk thistle
0
my fault
(19.11.25)
Bunların vücudunuzda "eksik" olduğunu biliyor musunuz, kan tahliliyle her birine tek tek bakıldı mı yoksa kafanıza göre mi takılıyorsunuz? Bu kadar çok takviye almak zararlı olabilir, evet.

Karaciğer hasarlarının arttığı ve bunun kafamıza göre takviye kullanmamızla bağlantığı olduğu yönünde makaleler var yıllardır.
pmc.ncbi.nlm.nih.gov
weillcornell.org
www.nbcnews.com
+2
kobuzchu kiz
(19.11.25)
Ben D ve B12 vitaminleri, demir ve folat alıyorum ama hepsi kan tahlili sonrası doktorun yazdığı takviyeler. Mümkünse bir kan tahlili yaptırın +1
0
peki madem
(19.11.25)
D vitamini ve osteo için olan doktor tavsiyesi. Hayat boyu kullanacağım.
Magnezyum dışındakileri keyfi alıyorum. :(
0
🌸auroraaurora
(19.11.25)
D, B 2-3-6-9-12, Magnezyum, Resveratrol, 5HTP

Bol su.
0
gabe h coud
(19.11.25)
zararlı mı derken dozları ve formlarını bilmeden bunu yanıtlayamayız. mesela d3k2 günde 1-2 damla ile hayır zararlı değil. ancak günlük ihtiyacı karşılar.

omega3 kaliteli epa-dha değerleri yüksek ifos onaylı ise gayet sağlıklı ve gerekli. mesela bunda istesen de overdose yapamazsın.
0
orpheus
(19.11.25)
Çünkü big pharma karşıtı konuşan her "bilirkişi" 2-3 cümle sonra bu takviyeleri pazarlıyor; covid aşısı kanser yapıyorcular şifayı "ilaş diil ki bunlar yeaa" diyerek bunlarda arıyor.

Beslenme ile ihtiyaç karşılanmadığını düşünmek için tahlil yapıp emin olmak lazım. Gelgelelim, mesela bromelanin zaten vücutta eksiği hissedilen bişey değil ki yerine koyasın. Sindirime iyi geliyomuş alayım madem kadar afaki bişi yok.

Önemli cevaplar yukarıda verilmiş zaten, tabii ki bunların zararı var. Ama doktoruna sorup öyle al da diyemiyorum çünkü doktor sana bizzat bunu aldırmak için uğraşacak; ki bu sayede titanic deluxe'de kaçak et kesebilsin.
0
Bruce
(19.11.25)
(6)

Homeland, the diplomat, watch american manhunt tadında tavsiyeler

ground
Cia operasyon yapsın. Yerel politikacılar çatışsın. Hükümetler düşebilsin, canlı ultra operasyonlar yapılsın, f35 ler bir yerlerden kalkıp çölde bir çadırı bombalamaya çalışsın, o esnada ruslar falan devreye girip ortalık iyice karışsın. Ama gerçekçi olsun. Hatta gerçek bir olaydan falan esinlensin.
Cia operasyon yapsın. Yerel politikacılar çatışsın. Hükümetler düşebilsin, canlı ultra operasyonlar yapılsın, f35 ler bir yerlerden kalkıp çölde bir çadırı bombalamaya çalışsın, o esnada ruslar falan devreye girip ortalık iyice karışsın. Ama gerçekçi olsun. Hatta gerçek bir olaydan falan esinlensin. Mümkünse netflix olsun.
0
ground
(18.11.25)
ingiliz olur mu?
Slow horses
+1
eileengray
(18.11.25)
Okkupert. İzlediğim en iyi politik dizilerden. Aksiyonu da bol.

House of cards+1 (siyaset, entrika ağırlıklı)
+1
?
(18.11.25)
Bodyguard
www.imdb.com
The Night Manager
www.imdb.com
+1
auroraaurora
(18.11.25)
bodyguard
the night manager
The Day of the Jackal
the americans
0
croswell
(18.11.25)
line of duty ; cia falan değil ama ingiliz yozlaşmış polisler üzerine sürükleyici tavsiye ederim.
Special Ops: Lioness ; bu da tam istediğin gibi cia operasyonları.
Tyrant; klasik amerikanın ortadoğu ülkelerinde darbe yapıp yönetimi değiştirmesini anlatıyor.
0
my fault
(18.11.25)
gerçek hayat hikayesi olarak Spy öneririm
Tehran da güzel
0
devilone
(27.01.26)
(9)

Emlak alım satım piyasası çöktü mü

yeahbutso
İstanbul Çekmeköy satılık bir evimiz var çatı dubleks sitede, fiyat üç aydır artırmadım ilk ay gelen oldu, pazarlık yapan olduAma şimdi gelen giden yok. Aşırı nakit acil değil ama olsa daha rahat olacağım harcamalarda. Kriz mi var, fiyatım mı yüksektir
İstanbul Çekmeköy satılık bir evimiz var çatı dubleks sitede, fiyat üç aydır artırmadım ilk ay gelen oldu, pazarlık yapan oldu
Ama şimdi gelen giden yok. Aşırı nakit acil değil ama olsa daha rahat olacağım harcamalarda. Kriz mi var, fiyatım mı yüksektir
-1
yeahbutso
(17.11.25)
Arayan yoksa fiyat piyasa ile uyusmuyodur. 50 bin dusur. Piyasada su an tum fiyatlar sisirme. İlan fiyatlari gercegi yansitmiyor. Kademeli sekilde ufak ufak asagi indir, piyasa ile inatlasma mutlaka saticaksaniz tabi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(17.11.25)
Ucuza gitmesini istemiyorsaniz beklemekten başka çareniz yok. Kimsede de para yok zaten
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.11.25)
Abi kredi çıkmıyor, genelde para da yok.
Benim emlakçı arkadaştan anladığım;
Ya pahalı, zenginlere yönelik evler gidiyor çünkü krediye ihtiyaçları yok.
Ya da ucuz 1+1 falan gidiyor çünkü kredi çıkıyor.
Ortası şu an sıkıntılı.
0
logisticsmanager
(17.11.25)
7m yeni ev satildi karsi sitemde 2 ay anca kaldi ilanda orta ust bi fiyat koymustu bu bolge icin
2 sene önce de piyasa öyle diyorlardı ama emlakçılarda randevu bulamıyorduk
0
eja
(17.11.25)
Kiracı var mı içinde. O da önemli bir faktör. Caydırıcı olabiliyor.
0
benim bir gizli bildiğim var
(18.11.25)
emlak piyasası aşırı durgun, yıl sonu ve yılbaşı belirsizlik var.
0
mikahakkinen
(18.11.25)
emlak piyasası durgun ama ne hikmetse fiyatlar devamlı artıyor.
takip ettiğim evler 150-200k devamlı artışta. bir ev var 6 aydır satılmadığı halde sürekli farklı ilanlarla fiyat arttırıyor.
+1
my fault
(18.11.25)
evi satsa parasını nereye koyacak bilinmezliği ve riski devam ettiği sürece evin değerini yükseltip satmaz insanlar. bu çok normal. koca koca gyo'lar bile aynısını yapıyor. satış diplerde ama portföy değerleri sürekli artıyor. sattığım fiyata yenisini yapamam diyor bir de.
+1
gabe h coud
(18.11.25)
Bizim de aynı 4. levent emniyetevlerinde 4+1 çatı katı teraslı 10 yıllık binada dubleks dairemiz var, 1 yıldır 7-8 milyona satılmıyor. Kaça satalım 6 ya mı satalım anlamadım ki.
0
ananiyimioguz
(18.11.25)
(11)

NewYork'ta bir Uganda'lı

WithWorth
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında `NewYork` belediye başkanı olmak.Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında NewYork belediye başkanı olmak.
Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.
Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de.
11 Eylül'den sonra; fanatizme gidip tüm müslümanlara etiket yapıştırmamış demek halk ?
Yada muhalif taraf "11 Eylül teröristini başa mı getireceksiniz ?" diye karşı siyaset yapmamış.
Çünkü halkta bu karşı siyaset tutmayacak...
Yada "O afrikalı; bizden değil" dememiş.
Ne diyorsunuz ?
-1
WithWorth
(15.11.25)
Abd'de bizdeki gibi seçilmeni engelleyecek siyasi bir baskı yok, adam zamanında taksiciler için açlık grevi yapmış mesela bu tip eylemler kitleleri arkana alabilmene neden olabiliyor, buna benzer başka aktivist eylemleri de olmuştur muhakak, adamlar bunları unutmuyor zamanı gelince bu müslüman bu zenci bu Afrikalı demeden karşılığını veriyor.
0
kizil karga
(15.11.25)
@kizik karga "adamlar bunları unutmuyor" cümleniz çok vurucu.
+1
🌸WithWorth
(15.11.25)
Beyaz Müslüman olsaydı seçilmezdi bence. Siyasiler tersine ABD'nin parçası.
-2
arbre
(15.11.25)
Amerikada seçilen adamlar, derin devletin adamıdır, figürdür.
Derin devlet ne derse onu yaparlar. O an vitrine onu koymak gerekmiştir. Onu koymuşlardır.
Adamın rengi, dini, nerede doğduğu ehemmiyet kesbetmez.
-2
Mirket
(15.11.25)
Abd'de dindarlık devlete bağlılıkla özdeşleştirilen bir özellik. Dinsizim, ateistim deseydi seçilemezdi. Siyah olmak, müslüman olmak amerikan değerlerine göre zararlı özellikler değil. Siyahlık-beyazlık konusu çoktan aşıldı.

Mamdani müslüman kimliğiyle lgbt barlardan oy topladı. Ne kadar practising müslüman durup düşünmek lazım. Örneğin lgbt haramdır dese kaç kişi oy verirdi?
0
michael harddd
(15.11.25)
diversity bias,

newyork'ta belediye başkanı olmak çok matah bir şey değil, herşeyden sorumlusun bir sürü dava açılıyor ve herkesi mutlu etmek zorundasın. istediğini de yapamazsın.

o sebeple sadece x insanlar artık seçimlerde
-3
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Mamdani aslında kendi içinde oldukça inançlı Şii bir Müslüman ama arkadaşların da dediği gibi gay barlara gitti, translarla kampanya yaptı yani din bakış açısıyla ayrıştırma yapmadı.

Ayrıca kimliğini inkar etmese de siyaseti daha çok sınıf üzerinden yaptı. Tabii ki Türkiye'deki sosyalistler beğenmiyor ama yine de ABD şartlarında "Ben sosyalistim" diyerek kampanya yaptı ve kazandı. Taksiciler dışında kirasını ödeyemediği için evinden çıkmak zorunda kalan kişilere gönüllü destek verdi, partisi (dsa, democratic socialists of america) içinde yıllardır örgütlü ve babası Marksist bir akademisyen annesi de yine sol görüşlü bir yönetmen.

Kesin derin devlet var demek kolay, gerçekten olabilir de tabii ve kendisini yüceltmeye ya da Mamdani kazandı diye kışın ABD'ye devrim geliyor demeye gerek yok ama yine de bir sene önce adaylığını açıkladığında %1 tanınan biri olarak başarılı bir kampanya süreci ve halkçı vaatlerle dünyanın en önemli şehrinin belediye başkanı oldu, saygı duyulması lazım.

Ha bu arada rakipleri 11 eylülden girdi, şeriat getirmek istediğinden çıktı, sakalını photoshopla gürleştirip algı oyunları yaptı, her türlü pisliği yaptılar. ABD bu siyasi pislik konusunda bizden daha kötü olabilir hiç eksik kalmıyorlar en azından
+1
nundu
(15.11.25)
türkiyeyle kıyaslamak çok yanlış. amerika zaten başlı başına göçmen ülkesi. önce ki başkanlarında çoğu göçmen kökenli.
bir de seçine katılım oranlarına bakmak lazım. bizdeki gibi %90 üstü bir katılım yok. hatta orada her seçin de gidip kendin seçmen kaydı yaptırman lazım ancak öyle oy kullana biliyorsun.
kaldı ki bu adamda radikal islamcı değil şii. tam istedikleri kıvamda.
popülist söylemler ve trump karşıtlığı ile kazandı. bizimkiyle tek ortak noktası bu olsa gerek.
+1
my fault
(15.11.25)
mamdani new york’ta kazandı; başka bir şehirde (demokratların kemikleşmiş yapısından bu kadar kopmuş) bir aday kazanamazdı. New York’ta zengin olan her mahalle (west village mesela, sadece Wall Street tayfanın yaşadığı yerler değil) cuomo’ya verdi. bu seçim sonucu sisteme toplu bir cevap değil yani.

demokratlar içinde aşırı dinozor bir establishment var (gürsel tekin vari). çok da göründükleri gibi progressive değiller. Zamanında Bernie yerine Hillary’nin aday gösterilmesi onların da kafa yapısını gösteriyor. trump bile demokrat cuomo’yu destekledi. aynı paranın iki yüzüler.

Okuduğum bir yazı zohran’ın da aslında sistemin bir parçası olduğunu (polise olan vurgusu vs.) anlatıyordu. yola çıktığı vaatlerini bayağı bir ehlileştirmesinden bahsediyordu. linki tekrar bulursam buraya koyarım.

yani aslında pek bir şey değişmedi, bu yüzden çok umut verici değil. tek umut veren şey, grassrootsun gücünü elbet bir zaman gösterebileceği inancı.
+1
eileengray
(15.11.25)
ABD deki kutuplaşmanın argümanları, anlayış ve kültürü ile bizdekiler çok farklı .
Bizde kömür ve makarna bile artık siyasi manada anlamlandırılıyor.
Spaghetti dağıtılsaydı durum belki biraz farklı olabilirdi.

Suriye iç savaşı 2011 bahar zamanı başladı . O tarihten bu zamana gelen milyonlarca göçmene rağmen bu zamana kadar içlerinde bir tane tanınmış youtuber görmedim. Oysa göçmenlere kıyasla yoğunluk olarak sınırlı sayıdaki Koreli, Japon vs. youtuber gördük.

Çevremde Suriyeli de oldukça fazla.
Ucuza işçi olarak istihdam haricinde hiç bir yerden toplumun içinden biraz sıyrılarak görünen bir noktada olmaları için gerçek anlamda destek görmediler. Hatta hastanelerde görev alan göçmen asıllı sağlık personellerini bile görmek istemedik. (Zencilerin de giremeyeceği kamu binaları bir zamanlar ABD de bulunurdu)
Haliyle siyasette yer almaları da asla düşünülemezdi.
Konu geniş o nedenle ne kadar tezatlar içerisinde olduğumuzu biraz anlatmak istedim burada

Mamdani'nin ise arkasında temelde küreselcilerin olduğu ve onların kontrolünde olarak konuşmalarında "her şeyi " vaad eden biri.
Trump, onun seçilmesi halinde eyaleti bazı maddi yaptırımlarla tehdit etmişti.
Mamdani'nin seçilmesinin (geçmişine de bakarak) dünyanın geri kalan kısmına da bir mesaj olduğunu düşünüyorum .
Devşirme yoluyla dış arenada kazanım sağlama bir nevi .
Benzeri belediye başkanlığı hikayesi ingilterede de var.
0
diyecevaplandı
(15.11.25)
New York da bildiriyorum. new yorkun Amerikanı geri kalanı ile uzaktan yakından alakası yok. demokrat adayı olarak ny da kazanir ama baska demokrat bir sehirde kazanamaz. ny amerika degil kısacası
0
oscar
(16.11.25)
(3)

istanbulkart appi her giriste tel no soruyor

ala09
giris yapana kadar 4 asamadan falan geciyoruz kullanan herkes bilir de bunun cozumlusu var mi
giris yapana kadar 4 asamadan falan geciyoruz kullanan herkes bilir de bunun cozumlusu var mi
0
ala09
(14.11.25)
bende istemiyor qr kod için şifrede gerekmiyor. sadece hesaba girmek için şifre girmek gerekiyor. hatta şimdi şifre girmeden 10 defa qr oluşturabiliniyor.
0
my fault
(14.11.25)
@my fault bende istiyor
0
🌸ala09
(14.11.25)
Bende de her girişte telefon numaramı istiyordu sonra ne olduysa sadece şifre istemeye başladı. Güncelleme ile alakalı olabilir. En az ayda 1 kez güncelleme geliyor uygulamaya
0
mermaidd
(14.11.25)
(21)

Oturduğunuz bina kaç yaşında?

messina123
Bizimki 35
Bizimki 35
0
messina123
(13.11.25)
75 yıllık.
0
elektr10
(13.11.25)
10 yıllık.
0
unalub
(13.11.25)
9 ya da 10 yıllık bizimki de
0
matilda
(13.11.25)
10 15 arası.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
4
0
gabe h coud
(13.11.25)
8-10 yıllık.
0
inheritance
(13.11.25)
16
0
co2s2
(13.11.25)
8
0
lemmiwinks
(13.11.25)
10 ay
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
12 yıllık
0
my fault
(13.11.25)
26 Yıllık
0
onyx
(13.11.25)
70
0
gurur
(13.11.25)
6
0
nothing in my way
(13.11.25)
5
0
kullanicadi
(13.11.25)
99 yapımı 26 yaşında. güvenilirliği test edildi, zemini de sağlam.
0
orpheus
(13.11.25)
10 olmak üzere.
0
m e b
(13.11.25)
59 yapımı.
0
denizgonen
(13.11.25)
Bizim burada 1800lü yıllarda yapılmış binalar var dimdik ayakta
0
suicides underground
(13.11.25)
8
ailemin 14
eşimin ailesinin 35+
0
biravekahve
(14.11.25)
villa 15 yıllık
0
hold the door
(14.11.25)
5 yasinda, onceki 1970 modeldi kentsel donusumden yikip bastan yaptilar.
istanbulda yuksek riskli bolgedeyiz.
yeni yapilana da guvenmiyorum.
0
cooperr
(14.11.25)
(10)

Kombiyi kaç derecede yakıyorsunuz

condom kurşunu
??
??
0
condom kurşunu
(12.11.25)
Alt kat 25°C, ust kat 21°C ayarli. Kombi gerisini kendisi hallediyor.
0
sertac akin
(12.11.25)
termostat yok. şu an 32'de. 37'ye kadar çekiyorum sıcaklık durumuna göre. 35 optimumu benim şartlarımda.
0
black holes in the sky
(12.11.25)
Kombi yanmıyor ve evde şort tişört oturuyorum şu an.

Konum: istanbul.
+1
makbur
(12.11.25)
Bizim kombinin en düşük derecesi 40 iyi mi yani? Yoksa istanbulda bu havada bu derceede açsan nour açmasan nolur mu?
0
🌸condom kurşunu
(12.11.25)
Net hatırlamıyorum ama sanki kombimimizin en düşük 40 ta yanması gerekiyor diye bı bilgi kalmış aklımda o yüzden ben de 40 a getirdim. Sıcaklığa göre kendi indirip cikariyo dereceyi ama sabit ayar olarak 40'ta.
0
egerbiryolcu
(12.11.25)
istanbul için daha kombi yakacak hava yok, aralıktan öncede yanacağını sanmıyorum.
şuan ev 24 derece
0
my fault
(12.11.25)
merkezi sistem,
kombi baska apartmanda,
bizim peteklerde termostatik vana var,
hep 3 te duruyor,
serin olmasini istedigimiz yer 2 de duruyor,
oda sicakligini bu vana ayarlamakta.



www.trendyol.com

eca.com.tr
0
designer
(12.11.25)
Bu aralar hala yakmiyorum ama su anki evde yaksam bile disarisi eksi olmadigi surece en dusukte yakiyorum ve sort tisort geziyorum. Ama annemlerin evi hayatta en dusukte isinmiyor, evin konumu, yalitimi, kombinin kendisi vs. hepsi ayri ayri etkiliyor.
0
bosver nicki
(13.11.25)
kombiyi 45 derecede çalıştırıyoruz. antalyadayım.
0
joooper
(13.11.25)
oda termostatı kullandığımız için kombi 50 derecede yanıyor. çok soğuk kış günlerinde oda daha çabuk ısıya gelsin diye 60 yapıyoruz.
0
gercekdunya
(13.11.25)
(19)

en yakın arkadaşımın evli biriyle aylardır birlikte olması

megalomaniac
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim faka
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.
En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim fakat maalesef öyle olmadı. 4-5 aydır sürüyor. Hiç böyle bir kız değildir, 34 yaşında ve toplasak 2-3 sevgilisi olmuştur ve hepsi de uzun süreli ilişkiydi. Bazı bedensel şeyleri geç keşfettiği için bu yola kapıldı belki de diye düşündüm ama uzadıkça ve dışarıda her yerde rahatça buluşup gezdiklerini gördükçe daha da üzüldüm. Başlarda bana ne yaptıklarını nereye gittiklerini anlatırdı ama şimdi arabada, cafede onun yanındayken ararsa/ben ararsam birlikte olduklarını öğrenince hemen kapatıyorum, bişey anlatacaksam vazgeçiyorum, selam da söylemiyorum, konuşursam da yanındakini yok sayarak konuşuyorum.
Birkaç sefer anlattım, istese 1 haftada boşanabilir tanışmanızdan beri neden yapmıyor sence diye uyandırmaya çalıştım, çocuklarına ayıracağı vakti dışarda orda burda gezerek geçiren biri sence doğru bir partner midir boşansa bile dedim, ne desem biraz savunup biraz haklısın deyip sürdürüyor aynı şekilde ve ben arkadaşımı kaybetmek istemiyorum. Onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem.
Başka şehirde yaşıyor, yanına gidip yüz yüze son 1 kez konuşup bu konuyu ebediyen kapatsam mı, yoksa yavaş yavaş mesafe koyup uzaklaşsam mı... Çok seviyorum kendisini, çok kıymetli.
-1
megalomaniac
(12.11.25)
İyi de ağa bu durumun senin arkadaşlık iliskinle ne alakası var?
Kadın nasıl isterse öyle yaşıyor, evli olması seni ilgilendirmiyor. Sevgilisi varmis gibi devam edebilirsin. Sanki sevgilisi var diye hayatın zarar goruyor gibi yazmışsın.
-12
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
Öncelikle "onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem." demişsiniz ama zaten arkadaşınızın yardım ister gibi bir hali yok. Siz size göre doğru olanı yapıp onun görmediği ya da görmek istemediği şeyleri anlatmışsınız. O da biraz size hak vermiş biraz da kendi ilişkisini savunmuş ve kaldığı yerden devam etmiş.
Hiç öyle bir kız değildir demişsiniz haklılık payınız vardır elbette ama ben her zaman insanın içinde saklı başka bir benliğin olduğuna inanırım yani kimse belirli bir yaştan sonra değişmez sadece yapacakları şeyler için fırsatlar belirli zamanlarda gelir insana.

Kendisi sizin için çok kıymetliyse şu anda yaşadığı ilişki süresince aranıza mesafe koymanız en doğrusu olacaktır çünkü bu şekilde iletişime devam etmeniz sizi daha da rahatsız edecek. Ara sıra haber almanız yeterli. Karşı taraf evli olduğu için illa ki ilişkiyi noktalamak zorunda kalacak. O zaman görüşmek isterseniz kaldığınız yerden görüşmeye devam edebilirsiniz diye düşünüyorum.

DİPNOT: Kimsenin yaşadığı ilişkiyi yargılamıyorum sadece karşı tarafın yaşadığı "rahatsızlığa" çözüm üretmeye çalışıyorum.
+1
mermaidd
(12.11.25)
'Benim öyle bir arkadaşım olsa' diyemem çünkü o yapıda bir arkadaşım olmaz. Anında ilişkimi keserim.

Ahlaksızlıkta en dip nokta bence bu. Arkadaşımın ahlaksız biri olması beni nasıl ilgilendirmez ki?
0
Mirket
(12.11.25)
ortada sizi ilgilendiren, arkadaşlığınızı bitirecek bir durum yok.
-3
my fault
(12.11.25)
Benim sıkıntım yanlış anlaşılmasın, ben de böyle bir şey yapabilirim bir gün, insan hataya müsaittir her zaman. Ama "bir kişi bile gözümü açmam için beni sarsmadı, herkes normal karşıladı ben de normal bir şey yapıyorum sandım, böyle birine zamanımı ve sevgimi verdiğim için pişmanım, şimdi hem sevgisiz hem de herkese karşı güvensiz hissediyorum" demesini istemiyorum bir gün. Çünkü çok duygusal ve hassas kalplidir.

Şimdi ben başlarda (ilk söylediği zamanlarda) hafife alıp üzerine düşmediğim için suçlu hissediyorum.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
Yavaş yavaş mesafe koymayın, arkadaşlığınızı nedenini açıklayarak bitirin. İnsan hata yapar, evet. İkna etmeyi denediniz, hatasında ısrar ediyor. Normalleştirmeyin. Birinin boşanmasını beklemeden ilişkiye girmekte ve ilişkiyi devam ettirmekte sorun görmeyen birini neden çevrenizde isteyeceksiniz? Başkasına böyle zarar veren size de verebilir, çıkarı için yalan söyleyebilir. Bile isteye içine girdiği sorunları dinleyerek vaktinizi harcamak zorunda değilsiniz. Size ne diyenlere bakmayın, toplumun normali bu olmamalı.
+4
?
(12.11.25)
adam evli olmasaydı ama başka bir sevgilisi olsa, tamam mıydık? buna onay verebilir miydik?

kanunlara göre evli biriyle birlikte olmak suç değil. evet çok hoş bir hareket değil. hatta ahlaki olmadığı da söylenebilir. ama evli olan adam bu ahlaksızlığı yaparken, sizin arkadaşınız neden yapmasın ki? arkadaşınızın kimseye bir yükümlüğü yok. istediği gibi davranır.

bence arkadaşınız evli olsaydı ve kocası haricinde biriyle ilişkisi olsaydı müdahale etmeniz gerekirdi. bu durumda çok da umursamayın bence.
+1
co2s2
(12.11.25)
@co2s2
Arkadaş olduğum kişi evli adam olsaydı tabi ki öncelikle tepki göstereceğim kişi o olurdu. Ama adamı tanımıyorum, tanışmayarak tepki koyabiliyorum sadece. Çünkü daha önce bizi tanıştırma girişimleri oldu, ben bahanelerle geçiştirdim (mesela neden doğrudan sebebi söylemek yerine bahane ürettim diye kızıyorum kendime).

Beni ziyarete geldiğinde aileme "ben aşık oldum hayatımda biri var" dediği için, ilişkisi nasıl gidiyor, evlilik durumu var mı vs. diye soruyorlar mesela, geçiştiriyorum evlenmez o falan diyebiliyorum. Kendi ailesiyle de aynı durumda.

Yani sana ne diyorsunuz kısaca, ama bence bu işler tam öyle olmuyor yakın arkadaşlarımız ailemizden biri gibi olunca.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
arkadaşınızın özel hayatı arkadaşlığınızı etkilememeli. özel hayat sonuçta. sen görüşünü belli edip kenara çekilirsin. arkadaşlıkta arkadaşını her hatasıyla kabul etmek değil mi? senin görevin uyarmak engel olmak değil. adam karısını çocuğunu düşünmüyorsa o onun sıkıntısı. kıymetli diyorsun neden sınır koyuyorsun ki.
-2
mikahakkinen
(12.11.25)
bırakın arkadaşınız ne istiyorsa yapsın. kendi vicdan muhasebesini yapamıyorsa siz karışmayın. günün sonunda her koyun kendi bacagından asılır.
-1
koela
(12.11.25)
Ailem gibi gördüğüm yakın arkadaşlarım var, yanlış bir şey yaptıklarını düşündüğümde tabii ki uyarırım, yapmaya devam ediyorlarsa bu kadar ısrarla uyarmaya devam edemem ama şunu yapıyorum size de bunu önerebilirim;
Ben seni uyardım, kendi hayatın sen bilirsin ama ben bu konuyla ilgili detay bilmek istemiyorum, bu konuda konuşmak istemiyorum, bana gelip o kişiyle ilgili bir şey anlatma, dert yanma vs.
Bu durumu arkadaşlığınızdan soyutladığınızda herhangi bir sorun kalmayacaktır.

“Aileniz gibi gördüğünüz arkadaşlarınızın” hayatlarına bu kadar müdahale etmek de doğru değil bence. Yanlış yaptığını üzüleceğini mi düşünüyorsunuz bırakın üzülsün nedir yani kendi yanlışını kendi fark etsin, böyle zorla olacak şeyler değil bunlar.
+2
mutekebbir
(12.11.25)
Böyle bir insanı nasıl sevebiliyorsun? Sevgini yok et. O kızın senin eşinle birlikte olduğunu hayal et.
-1
arbre
(12.11.25)
En yakın arkadaşı bir uyarırsın iki uyarırsın. Sonra arkadaşlık biter. Bu iş sizin de başınızı ağrıtmasin sonra
0
pembediken
(12.11.25)
Bir söz var, başkasına yapan bana da yapar. Benim de çok kıymetli bir arkadaşım aynılarını yaşattı.
+1
Kahvedesu
(12.11.25)
Ben olsam şu iki konu beni ilgilendirir.
1. En yakın arkadaşımın sevgilisini hıyar buluyorum.
2. Arkadaşıma karşı sorumluluğum olduğunu hissediyorum.
İlki için yapacağım şey diğer başka arkadaşlarımın hıyar sevgilileri ile aynı tarifeyi uygulamak olur. Yani özel olarak ayrı bi hıyar tarifesi uygulamam. Benim hıyar enişte taeifem işte görünce hı hı ivit falan diyip kısa temaslar. Birlikte plan yapmamak. Min. muhatabiyet.
İkinci konuda eskiden daha kaçınırdım sorumluluk almaktan. Onun hayatı onun tercihleri filan derdim. Artık daha çok fikrimi söylüyorum. Açıkça derdim ki baştan böyle düşündüm, ama artık sana zarar verdiğini düşünüyorum bu ilişkinin. Senin için endişeleniyorum.
İki durumda da arkadaşlığımı kesmem. Ama bu durumda o benden uzaklaşabilir en azından bi süre. yapcak bişey yok.
0
benim bir gizli bildiğim var
(12.11.25)
Bu, bizi ilgilendirmeyecek te, ne ilgilendirecek?

Arkadaşınızı sert bir şekilde uyarın, yaptığı yanlıştan vazgeçirmeye çalışın. Vazgeçmezse, ilişkinizi sonlandırın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(12.11.25)
siz neden arkadaşınıza evli erkeği ayartan, yuva yıkan kadın muamelesi yapıyorsunuz onu anlamadım. partneri arkadaşınızın ilişki beklentisini karşılıyorsa sorun olmamalı. yani belki bu durumdan arkadaşınız memnun, partneri memnun, partnerinin eşi memnun, partnerinin çocukları memnun...

size düşense ahlaki değerlerinize ters düşen kişilerle ne tip bir ilişki kurmak isteyeceğinize karar vermek. onun dışında üçüncü bir kişi olarak bence sizin karışmanızı gerektirecek durum yok.
-1
tnz
(12.11.25)
Karısını, kocasını aldatanlara ve evli olduğunu bile bile ilişki yaşayanlara güven olmaz. İlerde sizi sırtınızdan hançerleycek ve yarı yolda bırakacaktır. Ben olsam yavaş yavaş arkadaşlığımı bitiridim.
+2
komando kani var bende
(12.11.25)
ben olsam bi kere çok ciddi konuşurum, "sen napıyosun, yakışıyor mu, bu nasıl bi saçmalık, nasıl normalleştirdin, ben çok üzülüyorum" gibi. ama yararının olacağını sanmıyorum. bi daha da konuyu açmam. hala seviyorsam arkadaşlığıma devam ederim çünkü ilişkisi beni ilgilendirmez ama soğuduysam eski en yakın arkadaşlığımın hatrına bu konuşmayı yine yapıp direkt bitiririm arkadaşlığımı
+2
mezzosprite
(13.11.25)
(4)

ağzında hiç dişi olmayan birisi

huzurlarinizda huzursuzluk
Selamlar,Bu kadın benim annem. Kendisi 61 yaşında. 30'lu yaşlarında diş eti iltihabı sebebiyle dişlerinin hepsi çekilmiş. Kurtarılabilir miydi, belki de hepsi sallanana kadar gitmedi, bilmiyorum. Protez dişi vardı ama doğru düzgün kullandığını bilmem, zaten yıllardır da kullanmıyor. Kendine hiç bakm
Selamlar,

Bu kadın benim annem. Kendisi 61 yaşında. 30'lu yaşlarında diş eti iltihabı sebebiyle dişlerinin hepsi çekilmiş. Kurtarılabilir miydi, belki de hepsi sallanana kadar gitmedi, bilmiyorum. Protez dişi vardı ama doğru düzgün kullandığını bilmem, zaten yıllardır da kullanmıyor. Kendine hiç bakmamış ve eşinden de değer görmemiş birisi.

Yıllar sonra maddi olarak da kendimi toparladığım için gel dişçiye gidelim dedim. Başlangıç için film çektirdik, üst çenede hiç kemik kalmamış gibi göründüğü yorumu yapıldı. Protez bile tutmaz dendi. Alt çenede kemik varmış implant için. 2-4 arası implant üzerine diş geçirme gibi.

Yarın tomografi çektireceğiz detay için ve cerrah yorumlayacak. Şu an sonuç belli değil. Yarın tabi ki cerraha da detaylı soracağım ama size de önden şunu sormak istiyorum eğer tomografi sonucuna göre de üst çenede kemik kalmamışsa kemik graft gibi kemik oluşturma süreçleri varmış. Ben bu yaştan sonra bu kadını bunlarla uğraştırmalı mıyım? Çok acı çeker mi, neden beni bu işlere soktun der mi, üzülür müyüm biraz kafam karışık. Etrafımda da hiç böyle bir case yok.

Şunu da düşünüyorum, ilerde bu işlemler sonrasında da sorun yaşar mıyız acaba iltihaptı şuydu buydu? Bunu sorunca kimse %100 garanti veremez diyorlar ama benim biraz kafam karışık, kötülük değil iyilik etmek istiyorum. Siz olsanız napardınız?
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
Olaya kötümser ve gerçekçi yaklaşayım. Ananem böyleydi, damak ve diş yapıldı fakat ağzının alışması için düzenli olarak takması gerekiyordu, ağzımı acıtıyor deyip takmadı. Sonradan yapılan şeyler %100 sorunsuz olmuyor, bunlar da beraberinde başka sıkıntılar getiriyor.
+1
grimavi
(10.11.25)
Hareketli protezleri varken annem çok zahmet çekiyordu. 60'lı yaşlarında implant, köprü, protez karışık bir şeyler yapıldı. Acısı, ağrısı oldu ama şimdi rahatı yerinde.
Annenizin uzun bir ömür var önünde. Ben değeceğini düşünüyorum. Ama kendisi karar verse daha iyi olur. Siz pek fazla yönlendirmemeye çalışın.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
en iyi ihtimalle önünde 20-25 yıllık bir hayat var dişlerini yaptırmazsa bu sürede çok zorluk çekecek hele ki dahada yaşlandıktan sonra.
kemik yapısının durumuna göre cerrah farklı önerilerde bulunacaktır. zigoma implantlar var üst çenede yeteri kadar kemik yoksa elmacık kemiklerine sabitlenen uzun vidalar takıyorlar.
mutlaka iyi bir ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanıyla süreci yürütün.
+1
my fault
(10.11.25)
70 li yaşlarda tanıdığım bir kadın var 40-50 yaş aralığında bütün dişlerini çektirmiş alt üst vakumlu protez kullanıyor ve çok memnun hayatından .
bence diş teknisyeni de önemli . acıtıyor dediği protezi değiştirmek daha kolay bir yöntem olabilir .
+1
devilone
(11.11.25)
(10)

erkekler vucut kıllarını nasıl almalı?

duyurukullanıcısı
a- almasın, kıllı kalsınlar. kıl iyidir.b- sadece gögüs. kollar bacaklar kalsınc- gögüs + kollar bacağı zaten kim görecekd- madem aldın komple temizlen. tüm vucutbirde alacaksan bile nasıl almak gerekiyor ki 5 günlük sakal gibi çıkmasın kollarda kıllar. o iyice kötü oluyor.
a- almasın, kıllı kalsınlar. kıl iyidir.
b- sadece gögüs. kollar bacaklar kalsın
c- gögüs + kollar bacağı zaten kim görecek
d- madem aldın komple temizlen. tüm vucut

birde alacaksan bile nasıl almak gerekiyor ki 5 günlük sakal gibi çıkmasın kollarda kıllar. o iyice kötü oluyor.
0
duyurukullanıcısı
(10.11.25)
vücut fitse kemer üstü komple alınsın, bacaklar da bir miktar seyreltilsin.
ama vücut çok fit değil göbek meme falan yağlıysa hiç dokunulmasın en azından kamufle eder.
almak için en iyisi lazer epilasyon. diğer yönetmler daha fazla çıkartır, sakal gibi her hafta almak zorunda kalırsınız.
0
joooper
(10.11.25)
ben sırt, ense, omuz, kol üstünü alıyorum. göbekli olduğum için ön tarafı bırakıyorum.
kol ve bacaklar aşırı yoğun olmadığı için onlara da dokunmuyorum.
en iyi tercih folyo traş makineleri özellikle philips bodygroom 3000 ve benzerleri. ben yıllardır bunu kullanıyorum. kasık ve testis bölgesini de çekme yapmadan sorunsuz traş ediyor.
kestikçe gür/kalın çıkar tamamen şehir efsanesi.
0
my fault
(10.11.25)
Joper'ın dediği gibi fit vücutlu birinin alması bence sıkıntısız ama götlü göbekli biri aldığında Kybele gibi oluyor.
+1
kizil karga
(10.11.25)
a- almasın, kıllı kalsınlar. kıl iyidir. (Dalga cevresi ve koltuk alti haric)
+2
mbond
(10.11.25)
buna bayanlar cevap versin. ama ben bir erkek olarak şunu diyim: bir yer alınmış bir yer alınmamış o zaman bülbül yuvası gibi duruyor hoş değil. git lazere yat kıçından alnına kadar aldır, jiletle falan uğraşma.
0
mikahakkinen
(10.11.25)
kıl almakla kim ugrasacak kanka. sirtinda yoksa koltuk alti ve pipi çevresi kâfi.
kıl almakla ugrasacagin vakitte git 2 spor yap daha iyi görünmek istiyorsan.
+1
arkadakiadam
(10.11.25)
eskiden a grubundaydım.

covid'den sonra bir süre nabzım falan dengesizleşmişti, o sıralar kardiyolojiye gidiyordum sık sık. çam ve sakura'da doktor arkadaşım vardı o ilgileniyordu her şeyimle, bir gün sana eforlu ekg de yaptıralım dedi. randevu verirlerken "gelirken mutlaka göğüs kıllarınızı kesin kıl varsa işlemi yapmıyoruz" dediler :) o gün üst gövdeyi bir kestim, oh be dünya varmış dedim. hijyen olarak da daha iyi oluyor. ayrıca sporla ilgileniyorsan kasların falan çok belirginleşiyor :)

o gün bugündür çok sık olmasa da üst gövde -sırt göğüs omuz hatta üst arka kollar- kıllarımı kesiyorum.

normal traş makinesiyle kesiyorum. jiletle kesince gür çıkıyor algısı da efsaneymiş bu arada, ilk 2 sefer jiletle kestim normal çıktı sonrasında. makine ile daha kolay oluyor ama.

yalnız bacak kıllarımı kesmem. kesene bir şey demem tabii de
0
makbur
(10.11.25)
Ya bu jiletle alırsan gürleşir olayı tabii efsane öyle bir şey yok ama jilet tahrişe açık bir yöntem, bir de nedense jiletle alındığında çok daha fazla batığa neden oluyor bunlar ekstra dertler, o nedenle makine kesimi bayağı sağlıklı.
0
kizil karga
(10.11.25)
B.
"killi erkek merhametli olur" - A. Einstein
+1
cooperr
(11.11.25)
Etek bölgesi, kol altları, ense, kulaklar, burun delikleri alınmalı.

Saç/sakal/bıyık opsiyonel.

Göğüs, kol, bacak, el ve ayağa dokunmamak lazım.

Sırta bir şey demiyorum. Alınmasa daha iyi bence.

Kaş arası hadi tamam da, onun dışı kaşa dokunmamalı.

Benim görüş bu şekilde.
0
yadigar
(11.11.25)
(7)

Düğünlere gitmemek

egerbiryolcu
Eskiden ailecek giderdik. Ben büyüdükçe sevmemeye başladım. Gerçekten gürültülü ortamlardan inanılmaz rahatsız oluyorum yani sanki biri bana işkence ediyor gibi geliyor. O yüzden epey zamandır sadece yakın akraba ve yakın arkadaş haricinde komşu düğünlerine gitmiyorum.Annem de bir zamandan sonra din
Eskiden ailecek giderdik.
Ben büyüdükçe sevmemeye başladım. Gerçekten gürültülü ortamlardan inanılmaz rahatsız oluyorum yani sanki biri bana işkence ediyor gibi geliyor. O yüzden epey zamandır sadece yakın akraba ve yakın arkadaş haricinde komşu düğünlerine gitmiyorum.

Annem de bir zamandan sonra dini sebeplerden gitmemeye başladı. Babam hayattayken o gidiyordu yine akşamları bir görünüp gelirdi.

Şimdi annem gitmiyor ben gitmiyorum. Komşuların çocuklarının torunlarının düğünü nişanı kınası da bitmiyor. Annem daha sonra ev hediyesi veya düğün hediyesini ev ziyareti yaparak veriyor.

İnsanlar annemin sebebini biliyorlar ama yine de ayiplaniyor muyuzdur?
Bir de düğüne gitmek tercih meselesi değil de bir görev gibi algılanıyor bence toplumumuzda? Siz de görev olduğunu mu düşünüyorsunuz? Böyle durumda yadirgar misiniz insanları?
0
egerbiryolcu
(08.11.25)
ayıplanma değil de herkes davetine icabet etmeyene gönül koyar ister istemez.

gelgelelim sen de haklısın. belli ki muhatap olmak, yüz yüze gelmek istemediğin insanlar orada olacağı için gitmek istemiyorsun. zorla halaya kaldırılmak istemiyorsun. aranızdaki sosyo-kültürel fark açılmış.

son yıllarda iyice bireyselleştik. insanlar kendi zümresi dışındakinin düğününe gitmeyi bırak mutahap bile olmak istemiyor. haklılar mı, haklılar.
+1
yurtsuz john
(08.11.25)
Düğünlerde masaların üstünde uyuyakalan çocuklar olarak düğün sevmememiz çok normal bence:p
+1
sekizdokuzon
(08.11.25)
hayatta cogu seyi istemeyerek yapiyoruz zaten. insanin olgunlasmasini saglayan da istemedigi seyleri sorumluluk geregi yapmasi oluyor. yani bir tercih meselesi degil.
0
Sour
(08.11.25)
komşunun çocuğunun düğününe niye gidersin ki .
yakın arkadaş ve 1ci derece akraba dışındaki düğünlere gitmek saçma zaten
0
my fault
(08.11.25)
Annenizin tercihleri yahut hassasiyetleri ayıplanacak şeyler değil. Buna rağmen insanlar ayıplayabilir. İnsanoğlu hadsiz bir canlı. Takmamak lazım.

Ben de saatlerce süren düğünlerde çok sıkılıyorum. Bazen görünüp, hediyemi takıp, tebrik edip kaçıyorum. Bazen biraz oturup tanıdıklarla muhabbet ediyorum. Hem gürültü sevmeyen hem de oynamayan birisi olarak saatlerce oturup bekleyemez insan.

Ayıplamak isteyen her şeyi ayıplar. "Gelmedi", gelse "Görünüp kaçtı", kalsa "Oynamadı", oynasa da bir kulp bulurlar. Elalemi takmamak lazım.

Kendi adıma, davet ettiğim insanın düğünümüze gelmemesine üzülürüm. İnsan böyle zamanlarda mutluluğu paylaşmak istiyor. Ama 10 saniye görünmesi yeter bana. Eğer gelmemesi için bir mazereti varsa, düğün sonrası tebrik etmeye uğrarsa memnun olurum. Ama hiç gelmezse, günlük hayatta rastlayınca falan ayak üstü tebrik ederse, ya da aynı şehirde olmasına rağmen telefonla tebrik ederse üzülürüm.
+3
yadigar
(08.11.25)
Cenazeye ve düğüne gidilir.
Ben de düğüne gitmeyi sevmem bundan dolayı beni temsil edecek birini buldum ki yapıştırım bahaneyi. Ama temsil edecek biri yoksa giderim. Sevdiğimden değil. Hiç de sevmem. Cenazeler de aynı şekilde. Anksiyete ve depresyonla kafayı tırlatmama az kalmışken iki gün üç gün kendime gelemediğim bile oluyor ama gidiyorum.
Bu tür şeylere katılmamak gayet de ayıplanan bir şey. Değil diyenler kime göre yazıyor kime göre değerlendiriyor.
Herkesin hassasiyeti de kendine. Bu mantıklı baça baziyi de yargılamayalım çünkü bu da başkasının hassasiyeti.
Yetişkinler için önemli bunlar. Kültür hızla değişiyor farkındayım, bundan da inanılmaz keyif alıyorum ama cenaze ve düğün temel zımpırtılar. Bunlar değişmez.
Sorunuzun cevabı evet.
-2
asue
(08.11.25)
Yasamda aklimizdan cikarmamamiz gereken en onemli seylerden biri herkesi memnun etmenin mumkun olmadigi bence. Dugune/cenazeye gitme zorunlulugu diye bir kural yok. Herkesin kendi yasantisi ve tercihi.
Anneniz gitmediginde, sebebini bilmelerine ragmen ayiplayacak insanlar vardir, ama saygi duyacak insanlar da vardir. Annenizin gitmesi halinde saygi duyacak insanlar oldugu gibi, bak bak imanli olmasina ragmen dugune gelmis diye ayiplayacak insanlar da vardir emin olun. Bunun istisnasi yok, cunku herkes farkli farkli. Bu nedenle yapmaniz gereken tek sey kendinizi dinleyip, gitmeniz gerektigine inaniyorsunuz gitmek inanmiyorsaniz da gitmemene nedeninizi ilgili kisiye iletip, gerekirse ozur dileyip, anlayacagini umarak konuyu kendi icinizde kapatmaktir. Nasil ki siz 8 milyar insanin tamamini anlayamazsiniz, anlasilmamakla da ok olacaksiniz.
0
kassiopeia
(08.11.25)
(13)

Hangi yaşta ölürsek genç sayılırız?

darkwizard
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
0
darkwizard
(07.11.25)
'Her ölüm erkendir.' diye atasözü var.
Şu an kafanda bir yaş var ise, 10 senede bir on yaş ilaveyle güncellersin sen onu.
0
Mirket
(07.11.25)
sanki birazda ölüm nedenine göre de değişebilir.
hiç bir sıkıntısı yokken 80ninde ölene de erken gitti denilebilir.
30unda bir çok hastalığı olan kanser-engellilik vb durumlardan çok çekmiş birine genç gitti ama kurtuldu da denebilir.
0
my fault
(07.11.25)
50'li yaşlar çok genç bence
+1
koela
(07.11.25)
Ölüm şekliyle de ilgili olabilir biraz. Engin çağlar mesela. Adam 85 yaşında asprin bile kullanmıyorum demiş, motor çarptı öldü. Çarpmasa 90'ı rahat geçerdi.
+1
nothing in my way
(07.11.25)
60 oncesi vefat durumunda genc, 60-70 arasi erken derim.
+2
cooperr
(07.11.25)
60 alti
0
ala09
(07.11.25)
35 yaş 44 yaşa çekilmiş artık. 60'a kadar ölen artık bu dünyada erken ölmüştür.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
70'ten sonrasi normal. ama 60'larda olen birini duyarsam sasiririm, sorarim neden olmus diye. 70'lerde normal karsiliyorum. mesela gecen birine baktim 75'te olmus, sasirmadim.
0
antikadimag
(07.11.25)
Şöyle düşünün;

40 altı birisi öldüğünde en öne çıkan ayrıntı gençlik oluyor.

40-50 arası için de genç öldüğü vurgulanır ama en öne çıkan konu genelde geride kalan çoluk çocuk, eş dost oluyor. Gençlik vurgusu azalıyor.

50-60 arasında gençlik vurgusu nadir, ama erken gitti vurgusu var.

60 - 70 arasında kişinin sağlık durumuna ve ölümün doğallığına veya kazaya bağlı olmasına göre erken gitti de denebiliyor, konu gündeme gelmeye de biliyor.

70+ için genelde her ölüm erkendir deniyor.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Genç ölmek ile erken ölmek kavramlarını karıştırıyorsunuz. 65 yaşına kadar ölümler erken ölümdür. Ama genç ölmek olarak değerlendiriilmez.
+1
ground
(07.11.25)
genc bence hayatta daha yapacagi buyuk olcekli seyleri olanlara soyleniyor, iste coluk cocuk buyutmek, islerini buyutmek, torun sevmek vs, o yuzden 40-50leri kapsiyor. 60-70ler artik o kadar da genc degil, yapacagini buyuk olcude zaten yapmis oluyorsun o yasa kadar. ondan sonraki yapilacar daha kucuk capli, kisa vadeli seyler, iste su dolabi duzenleyecekti, o yemegi yapacakti, bu sehre geziye gidecekti vs gibi.

ama ozellikle ciddi bir saglik problemi sonucu gelismeyen olmayan her olum, her yasta erken oluyor.
0
taurina
(07.11.25)
25 sonrası genç değil.
-3
hold the door
(07.11.25)
Türkiye için ölüm ortalaması erkeklerde 75,5 ve kadınlarfa 80,7 imiş. Bunun altı teknik olarak "erken ölüm" oluyor.

Genç ölmek de 27'ye kadar. Sonrası pek gençlik değil.
-4
yadigar
(08.11.25)
(11)

Yaş aldıkça ayak numarası büyür mü?

mikahakkinen
burnumuz yaş aldıkça büyüyor mu? eskiden nike ayakkabıyı 43 alırken şimdi 44,5 anca oluyor. adidasın da kalıpları farklı. adidas nike aynı numara mı alayım? kullanıcı görüşleri önemli.
burnumuz yaş aldıkça büyüyor mu? eskiden nike ayakkabıyı 43 alırken şimdi 44,5 anca oluyor. adidasın da kalıpları farklı.
adidas nike aynı numara mı alayım? kullanıcı görüşleri önemli.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
Bende bir değişiklik yok.
0
Mirket
(07.11.25)
kilo alınca büyüyor da yaşlanınca büyüdüğünü duymadım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.11.25)
ayağınızda taban çökmesi olursa evet, ayağını büyümez ama yayıldığı için büyük numara ayakkabı almak zorunda kalırsınız
0
malheiros
(07.11.25)
kilo alıp verince değişiyor +1
0
Sadece soruyorum
(07.11.25)
20 senedir hiç değişmedi. kilo farkım 75 ila 105 arasında değişti bu 20 senede.
0
Fodera
(07.11.25)
bence nike daha dar. bana adidas daha rahat oluyor. hamilelikte kemiklerde bağdokularda değişiklik olduğu için sonrasında ayak büyümüş ouyor.
0
mavicorap
(07.11.25)
adidasın kalıplarında sorun var. tüm markalarda 44-44,5 giyerim adidasta 45,5 hatta 46 oluyor.
numaradan önce ayağın santimetre olarak ölçüsünü bilmek lazım. cm olarak almak lazım
kilo verince-alınca değişti demekte doğru değil. santim olarak değişmez sadece ödemden şişlik olur o yüzden dar gelir ayakkabılar.
0
my fault
(07.11.25)
burun büyüyebiliyor da ayagı bilmiyorum :)
+1
koela
(07.11.25)
10 kg verdim ayağım 43 tü. @malheiros ayak yayılmış olabilir. 15 senede 3 diz ameliyatı oldum. şu an 44.5 45 arası giyiyorum.
0
🌸mikahakkinen
(07.11.25)
kadınlarda sanki hamilelik sürecinde ayak büyümesi diye bir olay oluyordu vücut dengesi için.

bunun harici bilmiyorum açıkcası.
0
makbur
(07.11.25)
Aşırı yürüyorsan ve yanlış ayakkabı seçimi yapıp burnu dar olanlardan kullandıysan taraklanma yapıyor. O da numarada fark ettiriyor.
+1
truf
(07.11.25)
(3)

mhrs randevu sistemi mi değişti?

biravekahve
Önceden belli bölüm için sık sık bakınca randevu buluyordum rahatça yakın tarihe muhtemelen iptal edenlerden vs. Fakat artık mhrs ye girince aile hekimlerine öncelikli randevu hakkı tanınmıştır aile hekimine gidip oradan alabilirsiniz vs yazıyor. Normal randevu almak isteyenlere bir kota vs mi geldi
Önceden belli bölüm için sık sık bakınca randevu buluyordum rahatça yakın tarihe muhtemelen iptal edenlerden vs. Fakat artık mhrs ye girince aile hekimlerine öncelikli randevu hakkı tanınmıştır aile hekimine gidip oradan alabilirsiniz vs yazıyor. Normal randevu almak isteyenlere bir kota vs mi geldi? çünkü artık neredeyse hiç randevu göremiyorum 14-15 gün sonrası hariç.
0
biravekahve
(05.11.25)
On on beş gün sonra bulunca ben seviniyorum artık. Ertesi güne bulmak içinse o da şans işi oluyor iptal edenlerden bulunabiliyor dediğiniz gibi.
Saat on'da bakınca on beş günlük randevular açiliyor.
Aile hekimi bildirimini gördüm ama onun yerine direkt iki hafta sonra randevu aldım. Öncelikli randevularda belki daha kısa zaman için randevu vardır ama insan useniyor sağlık ocağına gitmeye.
+1
egerbiryolcu
(05.11.25)
aile hekimi yönlendirmesi alternatif olarak geldi, aile hekimlerine kota ayırdılar onlar o kota içinde size randevu oluşturabiliyorlar. ama zorunlu değil.
devamlı uygulamayı takip edeceksin illaki randevusunu bırakan birileri olacaktır. her gün saat 20.00 son randevu onaylama zamanı. tam 20.00 öncesi ve sonrası takip etmek lazım.
ayrıca özellikle eah, şehir hastaneleri gibi hastanelerde bir anda ekstra poliklinik açıla biliyor. gün içinde özellikle sabah erken saatlerde takip etmek lazım. hocanın adına açılıp çoğunlukla asistanları bakıyor.
gün içinde 2 saat sonrasına randevu alınabiliyor gibi bir durum var o yüzden sabah 8-10 arası sık takip olursa öğlen sonrasına bile randevu bulunuyor.
tabi bu bahsettiklerim istanbuldaki büyük eah ve şehir hastaneleri için yoğun düz devlet hastaneleri ve küçük kentlerdeki hastaneler için çok geçerli olmuyor.
+2
my fault
(05.11.25)
enabız'dan girin. sadece arayüz değişmiş; bir ara haberler çıkmıştı artık sadece aile hekimi hastane randevusu alabilecek diye de, öyle bir şey yok yani.

eskiden neyse şimdi de o. bizim burada küçük bir hastane var oraya yarına bile randevu bulabilirken, beyoğlu göz gibi aşırı yoğun talep olan yerlere yine bulamıyorum. (bir ara gece girip buluyordum yeni kayıt açılıyordu)
+1
makbur
(05.11.25)
(6)

kardiyoloji kalp krizi riski için önden tetkik yapar mı?

biravekahve
çok yakın vakitte bir aile dostumuz kalp krizi geçirdi. Benim de anne-babamda kolestrol-tansiyon var. Kardiyoloji bölümüne götürsem bu kalp krizi riskinin önceden tespiti için bir şeyler yapabilir mi, kalple ilgili hangi tetkikleri yapar? Teşekkürler.
çok yakın vakitte bir aile dostumuz kalp krizi geçirdi. Benim de anne-babamda kolestrol-tansiyon var. Kardiyoloji bölümüne götürsem bu kalp krizi riskinin önceden tespiti için bir şeyler yapabilir mi, kalple ilgili hangi tetkikleri yapar? Teşekkürler.
0
biravekahve
(27.10.25)
40 yaşından sonra bir kardiyolog muayenesine gitmek iyi olur derler, bir de bu hastalık için ailede önceden babada dedede kalp krizi varsa genetik olarak da yatkın olunuyor
0
grimavi
(27.10.25)
ilaçlı tomografi var, sanal anjiyo yani. yaparlar.
0
kisa
(27.10.25)
Kan tahlilleri, ekg, ekokardiyografi, eforlu ekg çekecektir.
Risk varsa bu tetkiklerle çıkar.

Sintigrafi, sanal anjiyo ve anjiyo ileri tetkikler oluyor. İlk elde yapılmıyor.

Önden ben bir kontrol edeyim diyorsan yokuş ya da merdiven çıkar. Yaşıtlarına nazaran performans ne kadar kötüyse o kadar risk var demektir.
Tedbir için de Akdeniz usulü beslenme ile, bol yürüyüşlü, sigarasız, hareketli bir yaşam.
0
Mirket
(27.10.25)
bildiğim kadarıyla öyle doğrudan tespit için bir test yok.
genelde kriz anında acilde troponin bakılıp kalp krizi olup olmadığı anlaşılır.
kardiyoloji daha çok kalp krizi riskine yönelik testler yapar. kolestrol falan yüksekse ona göre, damar tıkanıklığına, plak oluşumuna yönelik tetkikler yapar.
damarların durumlarını görmek için sanal anjiyo(bt-anjiyografi) yapılıyor ama hiç bir şikayeti olmayan birine durup dururken yapmazlar.
durumunuzu anlatın aile öyküsünde kalp sorunları olduğunu söyleyin doktor ihtiyaç duyduğu testleri yapar.
birde kolestrol varsa şah damarı(karotis arter) ultrasonuda isteyin.
ayrıca ekokardiyografi istenirse iyi olur. kapak hastalıkları, odacıkları, kasılma durumlarını ve aort hastalıklarını gösterir. hemde kısman ucuz maliyetli olduğu için çoğunlukla bunu isterler.
0
my fault
(27.10.25)
benim aileden genetik kalp ve damar hastalıkları var. hasta değilim ama adayım. 30larımda kan tahlili, efor testi, renkli tomografi bakıldı. En sonunda bir de holter takıldı. böyle kontroller yapılmıştı.
0
false pretension
(27.10.25)
Kolestrol tansiyon varsa -yaşları da var sanırım- her sene kardiyoloji muayenesi olmaları lazım.

Bu muayeneler sonucu alınacak önlemler kalp krizi gibi oluşacak ani kalp damar vs bilumum sorunları minumuma indirir.
0
makbur
(27.10.25)
(10)

Görseldeki sandalyelere ne deniyor, internette bulamıyorum...

stanhiver
Paintte çizmeye çalıştım. Arkalığının olmaması ve bacakların pozisyonundan anlaşılır diye umuyorum :) Ne deniyor bunlara almak istiyorum ama bir türlü google'a anlatamıyorum.Kullanan var mı uzun vadede nasıl değerlendirirsiniz bir de? https://imgur.com/a/aS5fITp
Paintte çizmeye çalıştım. Arkalığının olmaması ve bacakların pozisyonundan anlaşılır diye umuyorum :) Ne deniyor bunlara almak istiyorum ama bir türlü google'a anlatamıyorum.
Kullanan var mı uzun vadede nasıl değerlendirirsiniz bir de?

imgur.com
+1
stanhiver
(26.10.25)
bar taburesi?
0
my fault
(26.10.25)
Değil ya. Dizlerini kırarak oturuyorsun ve araya bir parça giriyor. Öne doğru bacaklarından destek alınarak oturulan garip bişey.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
cross legged chair ya da criss cross chair
0
lemmiwinks
(26.10.25)
Bu da değil maalesef. Bağdaş kurmuyorsun otururken. Görseldeki gibi duruyor bacaklar. Dizler kırık aşağı doğru ama dizin arkasında destek var.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
www.youtube.com

Amazonda tükenmiş.

www.amazon.com.tr
0
Mirket
(26.10.25)
Bu da değildi ya, giyilen bişey yoktu benim dediğimde.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
bu da olabilir

www.trendyol.com
0
yurtsuz john
(26.10.25)
Değil ama ne oturaklar varmış dedim :)
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
kneeling stool/chair?
+4
tnz
(26.10.25)
Teşekkürkler aynen buymuş.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
(15)

Kiracılı ev beğendim, kiracı çıkmamak için direniyormuş, mahkemelik olmuş?

Cesario
Emlakçıyı aradım, her şeyi anlattı. Kiracı şu an evi göstermiyor dedi. Ev sahibi ile davalık olmuş şu an. Kira bedeli tespit davası da açmış ev sahibi. 10 bin tl kira ödüyormuş, ama ortalama 20-22 bin tl kiralar. Kasımda sözleşmesi bitiyor ama 14 bin olur en fazla dedi emlakçı. Ev sahibi yıllardır e
Emlakçıyı aradım, her şeyi anlattı. Kiracı şu an evi göstermiyor dedi. Ev sahibi ile davalık olmuş şu an. Kira bedeli tespit davası da açmış ev sahibi. 10 bin tl kira ödüyormuş, ama ortalama 20-22 bin tl kiralar. Kasımda sözleşmesi bitiyor ama 14 bin olur en fazla dedi emlakçı.

Ev sahibi yıllardır ev sahibiymiş. Evin %80ine kadar kredi çıkar o konuda sıkıntı yok dedi.

Yatırım için değil, kendim otururum diye alıyorum. 1+1 ama bekarım, evli olsam bile çocuk olana kadar otururum.

Benim üzerime ev yok, hatta babamın bile üzerine ev yok.

Alacağım evde kiraya vermeden ben oturacağım senaryosu üzerinden ilerlersek kiracı kaç ay direnir, ben de mi dava açacağım, hangi aşamada evden çıkmak zorunda, çıkmazsa ne oluyor?

Ayrıca eve uyuz olup zarar vermiş olabilir mi?

Son SORU: Ben evi alırsam zaten kiracı depozito falan vermez herhalde. Ben ilandaki fiyat üzerinden ne kadar pazarlık yapabilirim makul ölçüde?
+1
Cesario
(24.10.25)
Çok bulaşılacak bir iş değil. Evi sen alırsan direkt kira sözleşmesinin tarafı olursun. Kiracının pazarlık yapmak gibi bir mecburiyeti yok. "Ben yaşayacağım bu evde." desen bile kiracının çıkması epey uzun sürer.

Ek olarak "evli olsam bile çocuk olana kadar otururum." düşüncesi biraz naif :)
1+1 ev konusunda gelecekteki eşini ikna etme konusunda sana şimdiden bol şans dilerim.

edit: pazarlık konusunu yanlış anlamışım. önceki soruya cevap vereyim. sen evi alır almaz 1 ay içinde ihtar göndermelisin bu evde ben yaşayacağım diye. 6 ay süresi oluyor kiracının. ama çıkmak istemezse tahliye davası falan epey uzun sürer.
+1
himmet dayi
(24.10.25)
kiracılı ev alınmaz net.
aldığında çıkartmak için en iyi ihtimal 1,5-2 yıl uğraşırsın.
himmet dayının yazdığı gibi ihtar süreleri var ardından mahkeme süreci uzarda uzar.
veya konuşup para teklif edip çıkarmaya çalışırsın. onda da çok uçuk fiyatlara bile çıkanlar oluyor. 300 bin 500 bin fiyatlar konuşulur. hatta bir yakınıma kiracısı 1milyon istemiş çıkmak için.
ona göre ev sahibiyle pazarlık yapılabilir. tabi bunun karşılığında kiracıdan çıkacağına dair noter onaylı imza almak lazım.
tabi bu kendin oturacağın durumlar için.

kiracı oturmaya devam etsin dersen mevcut kira sözleşmesi aynı şekilde devam eder. yasal oranda kirayı arttırır geçer. tekrar sen kira artış davası açar tekrar 1-2 sene uğraşır durusun.
+1
my fault
(24.10.25)
Bulaşmayın hiç.
+1
Mcfly
(24.10.25)
Eğer ev uygun fiyatlıysa, kredi çekip alacaksanız ve evi alıp hemen oturma düşünceniz yoksa değerlendirilebilirsiniz.

Satıştan sonra 1 ay içinde ihtarname çekiyorsunuz 6 ay içinde evi boşaltması gerekli.
Çıkmazsa mahkemeye yoluna gidiyorsunuz. eğer gerçekten ihtiyaç için evde oturacağınızı mahkemeye sunarsanız (başka eviniz yoksa, kirada oturuyorsunuz vs.) en fazla 2 duruşma olur. bu da ortalama 10-14 ay sürer. Kiracı süreyi uzatmak için karara itiraz eder 4-6 ay kadar da o sürer. Sonrasında 1 ay içerisinde evi boşaltmak zorunda daha fazla uzatamaz.

Bu zaman zarfında enflasyondan dolayı evin aylık kredi tutarları azalmış olacak ve evin değeri de artacak. Kiracı çıktığında elinizde tam değerinde bir ev ve aylık ödemeleri size dokunmayacak kadar taksitleriniz olur. Bu değerinde evi satıp daha iyi bir eve geçebilirsiniz ya da yeni bir kiracıya güncel kira bedelleriyle kiralayabilirsiniz. Buradan gelen kira bedeliyle de yeni bir ev düşünülebilir.

Önceki ev sahibi kira tespit davası açmışsa demek ki kiracının 5. senesi dolmuş. bu dava neticesinde daha erkenden kira güncellemesi de olabilir ama ev satılınca o dava konusu size geçer mi, yoksa siz yeni bir dava mı açmanız gerekir avukata sorun.

Pazarlık konusunda da mümkün olduğunda düşürmeye çalışın sonuçta satıcı oradan kurutulmak istiyor.
ytd.
0
duyuruuser
(24.10.25)
Tapu devrinden sonra derhal ihtar çekseniz bile kiracıya 6 ay oturma hakkı verilir. 6 ayın ardından halen çıkmyorsa tahliye davası açarsınız ama İstanbul gibi büyük bir şehirdeyseniz ve kiracı da inatçıysa davanın sonuçlanması 2 seneyi bulabilir.

Aman diyim, uzak durun.
+1
karaage
(24.10.25)
hocam çok okumadım mesajları ama sana bu işin türk halkı arasındaki zihniyetini açıklıyayım.

kiracının sorunlu olmasından bağımsız, eğer bu evin boş olan emsali 3 milyonsa, kiracılı olan 2.5 milyona satılır bilemedin 2.6 milyona satılır. aradaki fiyat farkının sebebi kiracıyı çıkarmanın zor olması ve uzun sürmesi.

ben kiracının olduğu evi satarken niye avukat tuttum. icra takipleri davalar mavalar. işte bu yüzden. satılmayacaktı çünkü, satılsa da ölü fiyatına gidecekti.


baktım avukat bana yanlış bilgi vermiş süreç çok uzadı. evden çıkarsanız icra takibini geri çekerim. mevcut kira borcunuzu silerim dedim. öyle çıktılar.
0
Fodera
(24.10.25)
Yazılanlara ek olarak kiracı çıkarken eve milyonluk zarar verebilir, bunu da hesaba katmanızı öneririm.
+1
kimlanbu
(24.10.25)
burada yapılabilecek şey (teyzem yaptı), evin fiyatını mümkün olduğunca bu sebepten düşürtüp, o parayı kiracıya teklif etmek. Mesela 1-2 yıllık kirasını teklif edeceksin, karşılığında kabul ederse atıyorum 1 ay sonraya geçerli ve gerçekten geçerli tahliye taahhütnamesi alacaksın. Bu şekilde çevremde 2 kişi halletti. Ama 10 bine oturan kişi çıksa 30 bin verecek, atıyorum 360 bin veya daha yüksek para isteyebilir :D çılgınlık. Ama çıkartamadığın senaryoda almanın anlamı yok, girmeyin o işe. (veya 2-3 yıl sonra girer otururum en kötü diyorsan gir)
0
nhk ni youkosu
(24.10.25)
Arkadaşlar peki 2 sene rahat oturur mahkeme dava diyorsunuz ya, finalde kira farkıyla beraber mi ödüyor kiracı?

Çünkü kaybedecek. İş yerinden biri kaybetti davayı. Sarıyerde boğaz manzaralı yerde fiyatlar 50 bin olmuşken arkadaş diretti yasal düzenleme %25 diye. 10 bine oturuyordu. :)
0
🌸Cesario
(24.10.25)
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası için ilk derece mahkemesinde 10-14 ay, istinafta 4-6 ay olmak üzere toplam 2 yıldan az süre biçen arkadaş neyi nereden biçmiş bilemiyorum ve anlayamıyorum.

Avukatım. 2024 Mart'ta açtığım ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının 2025 Kasımda duruşması var, yani şimdiden 20 ay geçti bile. İstinaftan ise dosyayı 2 - 3 seneden önce asla beklemeyin. Yani toplamda 4- 5 sene gibi bir süreyi gözden çıkarın, ha bu arada olağanüstü bir şey olur bu süreler kısalır ama onun haricinde İstanbul'da şartlar böyle. (Sarıyer'de iş arkadaşım dediğinizden sizin de İstanbul'da yaşadığınızı varsayıyorum.)

Oturmak için ev alacaksanız kiracılı eve bulaşmayın. Kiracı zaten tespit davası yoluna giderek süreci uzatma ve anlaşmama iradesini göstermiş. Çıkmak için para isteyecektir. Bu noktada @nhk ni youkosu'nun önerisi mantıklı. Ev çok uygunsa bu yolu denemenizi öneririm. Çok uygun değilse kiracısız başka bir ev bakmanızda yarar var.
0
10551037
(24.10.25)
bela satin alinabilir, ama bunun icin fiyatin cok duses olmasi lazim.

evin fiyatini oldugunca asaga cekebiliyorsan ve 2-3 sene ugrasmaya, isin sonunda da evin icini bitik bir sekilde almayi goze aliyorsan, sen bilirsin.
riske girmeden zaten kara gecmek zor.

adami kac senede cikartirsin bilinmez, kiraciyi bir turlu cikartamadigi, 2-3 sene mahkemelerde bogusmasina ragmen 1 lira kira alamadan dukkanini satmis tanidigim var.
0
cooperr
(24.10.25)
birebir aynı şeyi yaşadık. 10ay önce kiracı olduğumuz sitede emsallerden 1milyon daha ucuza ev aldık kiracılı. tabi ki 2 sene mahkeme vs uğraşmayı göze alarak. ağustostaydı galiba dava açtık ilk duruşma aralıkta. haklı sebeble tahliye davası kiracı da kaybedeceğini biliyor süreye oynuyor.
0
melodi
(25.10.25)
2 sene çok iyimser bir tahmin, süre 5-6 seneye kadar uzayabilir. Kira tespit davaları da hikaye, makul bir artış beklemeyin. Ucuz kira ödemeye devam edecek.

Kiracıyı şu an çıkarmanın 2 yolu var:
1. kendinin isteyerek çıkması.
2. sizin zorla, kaba kuvvetle çıkartmanız.

Almayın, uzak durun...
0
kartallar yuksek ucar
(25.10.25)
@kartallar

Mahkeme sonuçlanıp tahliye kararı çıkarsa ne oluyor, nasıl çıkıyor?

Çıkmak istemedikten sonra hiçbir türlü çıkamıyor mu?

Ev sahipleri o yüzden silahla kapıya dayanıyor galiba. Ben kiracı olsam belaya bulaşmamak için çıkardım.

Bu arada toki çekilişi var yılbaşından sonra. Son bir umut onu denerim. Olmazsa kiracısız bir ev bulmak en mantıklı yol.
0
🌸Cesario
(25.10.25)
Tahliye çıkarsa, istinafa götürüyorlar. en az 3-4 sene...
0
kartallar yuksek ucar
(27.10.25)
(9)

Hastane randevusuna erken gidince

egerbiryolcu
MHRS randevusuyla hastaneye yarım saat falan erken gidince randevu saati öncesinde sıra gelebiliyor mu. Diyelim randevu 11 de ama 10 buçukta gittik hastaneye.Güncelleme yapayım, annem gider gitmez sıra geldi dedi. İstanbul'da göz polikliniğinde. Şansı yaver gitti sanırım. Saat dolmadan da sıra geleb
MHRS randevusuyla hastaneye yarım saat falan erken gidince randevu saati öncesinde sıra gelebiliyor mu. Diyelim randevu 11 de ama 10 buçukta gittik hastaneye.

Güncelleme yapayım, annem gider gitmez sıra geldi dedi. İstanbul'da göz polikliniğinde. Şansı yaver gitti sanırım. Saat dolmadan da sıra gelebiliyormus dediğiniz gibi yoğunlukla ilgili olmalı.
0
egerbiryolcu
(20.10.25)
hasta yoğunluğuna bağlı. sonrasında da sıra gelebilir.
0
elorelia
(20.10.25)
gelmez. saatinde gelir sıra.
0
jelly bear
(20.10.25)
Genelde saatinde sıra gelmiyor hep sarkıyor.
0
peki madem
(20.10.25)
Gelebilir, birkaç kez öyle muayene olmuştum.
0
sekizdokuzon
(20.10.25)
hastaneden hastaneye, bölümden bölüme değişir.
ama normali yarım saat önceden hastanede bulunmak yeterlidir.
bazı bölümlerde yığılma olmuyor erken gelsende girebiliyorsun ama göz, cildiye gibi yoğun bölümlerde saatini bile geçebiliyor.
göztepe süleyman yalçında erken gittiğinde kayıt açtırabiliyorsun ama kartal kütfi kırdarda yarım saat kala kayıt açabiliyorlar. erken gidersen randevuya yarım saat kala tekrar gelin diyorlar.
0
my fault
(20.10.25)
sizden önceki hastalar gelmezse sekretere rica edersiniz, alırlar sizi. tatlı söz, kibar yaklaşım çözer.
0
galahad reloaded
(20.10.25)
gelmez
0
ala09
(20.10.25)
sistem sizi en erken 20 dk (ya da 30 dk olabilir emin değilim) erken alabiliyor. daha öncesine sistem izin vermiyor

ben bir ara çok erken gitmiştim. bekleyen hasta da yoktu. doktora geleyim mi dedim. 20 dk sonra kabul edebilirim öncesinde olmuyor demişti.
0
exlibris
(20.10.25)
Hocam doktorun ya da sekreterinin önünde hasta listesi var. Girişi yaptırmış hastaları alt alta görüyorlar. Kim kaçta gelmiş kim kaç dk. beklemiş. Kısacası boşsa ve doktor çağırırsa girersin. Sistem izin vermiyor gibi bir durum yok.
0
nickini vermek istemeyen uye
(20.10.25)
(2)

Toplu taşıma ile İnal Aydınoğlu Kültür Merkezi'ne nasıl gidilebilir?

santimantal
Tüm alternatifleri yazabilir misiniz?Kadıköy'den, Ümraniye'den, E5'ten?Merkez hangi otobüs duraklarına yakın?
Tüm alternatifleri yazabilir misiniz?

Kadıköy'den, Ümraniye'den, E5'ten?

Merkez hangi otobüs duraklarına yakın?
0
santimantal
(19.10.25)
google maps en rotayı verecektir
+1
my fault
(19.10.25)
doğru yeri anlıyorsam, bostancı - parseller metrosu (m8) işinizi görecektir. bostancı ya da Kozyatağı ya da dudullu'dan bu metroya geçebilirsiniz.
0
co2s2
(20.10.25)
(8)

telefonda yurt disi kayitli ne demek?

gule gule
youtube'da bilgiler birbirini tutmuyor. begendigim bir telefon hb'de 30bin lira, 0 sattigina emin oldugum telefoncuda 15bin lira. yurt disi kayitli, formatta sorun cikmaz diyor.telefoncunun sattiginin bana olasi cikaracagi sorunlar neler?
youtube'da bilgiler birbirini tutmuyor. begendigim bir telefon hb'de 30bin lira, 0 sattigina emin oldugum telefoncuda 15bin lira. yurt disi kayitli, formatta sorun cikmaz diyor.

telefoncunun sattiginin bana olasi cikaracagi sorunlar neler?
0
gule gule
(18.10.25)
Yurtdışı kayıtlı demek Türkiye'de kayıtsız demek :)

Türkiye'de tek hatlı ise 4 ay, çift hatlı ise 8 ay kullanabilirsin o telefonu. Sonra kapanır sim kart değiştirsen dahi Türkiye'den sinyal alamazsın.

Ucuz olmasının sebebi de bu.
-3
chicha_v2
(18.10.25)
Yurtdışı kayıtlı demekten benim anladığım, cihaz yurtdışından getirilip içine imei atılmış demek. Formatta sorun çıkmaz demesinin sebebi bu, bazı modellerde imei atıldıktan sonra fabrika ayarlarına dönüldüğünde imei de silinebiliyor. O modelde sorun olmaz demek istemiş.

İmei atılmış telefonlardaki tek risk, atılan imei'nin başka telefona da atılması sonucu iptal olması olabilir. Bu durumda tekrar imei atmak gerekir.


Bir de hb'de resmi satılanın garantisi olur 2 sene, telefoncudan aldığının olmaz. Bu fa kimileri için önemli olabiliyor tabi ^^
-1
hakmut
(18.10.25)
@hakmut ben de senin gibi dusundum cunku kapanma riski vs. yok deniyor, bunun yaninda bir de server kaydi diye bir olay duydum yine karisik bilgiler sizin bilginiz var mi?

bir de imeisi atilan telefon 3g mesela ama benim niyetim 5g destekli bir telefon kullanmak, hangi telefonun imeisinin atildiginin bir onemi var mi?
0
🌸gule gule
(18.10.25)
yurt dışı kayıtlı demek ürün yasa dışı yollarla kaçak bir şekilde ülkeye sokulmuş demektir. çoğunlukla orjinal kutusu olmaz farklı bir kutuda yollarlar. bu ürünlerin geliri terör örgütlerine gider.
bu cihazların bazılarına yazılımsal olarak(buna server kayıt derler) imei atılabilir. böylece telefon yasal görünmüş olur. bazılarınında içi açılıp ana kartında işlen yapılarak yasal gösterilir. böylece telefon kapanmaz.
bunların hiçbir garantisi güvencesi olmaz. bozulduğunda elinde kalır yaptıracak telefoncu ararsın.
birde ithalatçı garantili vardır. bunlarda yasal bir şekilde ithal edilmiş ürünlerin satışıdır. kısmen ucuzdur ama bunlarında servis sıkıntısı vardır.

en mantıklısı resmi satıcıdan Türkiye garantili ürün almaktır.
+1
my fault
(18.10.25)
Yurtdışı kayıtlı demek telefon yurtdışından alınıp Türkiye’de legal yolla imei kaydı yapılmış demek. 3 takvim yılı kayıt yapan kişinin tc kimlik numarasına bağlı hatlarla çalışır sadece. 3 yıl dolunca Türkiye’den satın alınmış bir telefondan farkı kalmaz, tüm hatlarla (farklı kişiye ait hatlarla da) çalışır.
0
orient blue
(18.10.25)
telefon marka/model nedir? yurtdışı kayıtlı normalde orienblue'nun dediği fakat sen sıfır diyorsun, başka bir hikaye var burda.
0
adivar
(18.10.25)
@adivar redmi note 13,14 pro+
0
🌸gule gule
(18.10.25)
Al geç, ben hep telefonumu yurtdışı olarak alıyorum
0
hoot
(19.10.25)
(16)

Bu dövmeyi nasıl buldunuz?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Çocuksu mu? https://ibb.co/B5zWzc8x
Çocuksu mu? ibb.co
+2
seni tanıdığım güne lanet olsun
(18.10.25)
Yoo, aksine gayet etkileyici.
+1
muhayyer divan
(18.10.25)
Rahatsız etti beni o dağınık yıldızlar.
+1
Bruce
(18.10.25)
Şahsen yıldızların dağınık olması yerine eğer hoşuna giderse omuz bölgende toplansa daha hoş gözükür. Özellikle kayan bi yıldız da eklenirse bayağı hoş durur gibi geldi
0
mermaidd
(18.10.25)
Yaptırmayı düşünüyorsanız başkalarının düşüncelerini en azından belli bir yaşın üstündeyseniz çok takılmayın bence.
Sadece genel bir soruysa çocukluk diyemem ama biraz böyle nasıl derler hani 35 kilo üniversite birinci sınıf kafası gibi.
0
mutekebbir
(18.10.25)
niye diri vicıtlarınza dövme denen sakalet şeyi yaptıryürsünüz ha?
erkekte çirkün kadında daha da çirkün
yapmayınız böyle şeyler
-4
deranzo1
(18.10.25)
çok varoş buldum.

kadın olsam bu kadar güzel üst vücudumu serbest bırakırdım.
+2
yurtsuz john
(18.10.25)
Dövme olayını komple varoş buluyorum(kişisel görüşüm). Bu ama kendi içerisinde ekstra varoş geldi gözüme
-1
Sermet Hörmet
(18.10.25)
Olmasa da gayet iyiymiş bence de.
Ama şahsen ben yaptıracak olsam ufak ,3 lü bir grup tercih ederdim omuz başı gibi.ya da gene ufak bir takımımız grubu,büyük ya da küçük ayı gibi.
Çocuksu bir görüntü yok, ancak dağınık görüntü hakkaten bazı insanlara rahatsız edici gelebilir.
Yine de siz böyle beğenip yaptırdıysanız artık ,kimseye laf düşmez.
0
denizciman
(18.10.25)
İğrenç ve itici geldi
0
basond
(18.10.25)
Yara çıkmış gibi oralarda.

Ama sen güzelsin dövmeler olmamış sadece.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(18.10.25)
image.fanatik.com.tr

su çiçeği gibi.
0
WithWorth
(18.10.25)
uzaktan bakınca ben gibi görünüyor. dağınık durması hoş olmamış.
ayrıca çocuksu da durmuyor.
dövmede varoşluk durumu yaptırılan yere ve dövmeye göre değişir. köprücük kemiği altına yazı, göğüs üstüne-çatala, bele, üst bacak ön-arka gibi yerler net varoş ve eskort dövmesi yerleridir.
0
my fault
(18.10.25)
Herkes sen yaptırmışsın gibi cevap vermiş ama sen değilsin di mi? Kötü
0
benaslindayohum
(18.10.25)
kekolarla tiktok videoları çeken kız dövmesi.
0
Başka
(18.10.25)
bence gayet güzel
0
co2s2
(18.10.25)
Fikir güzel ama uygulama değil. Belirli mesafeden her zaman ben ya da leke gibi gözükecek. Yaklaşınca da dağınık ve pek anlamı yok gibi gelecek.
0
nawar
(18.10.25)
(16)

poğaça almak ve samimiyetsizlik üzerine

m e b
günaydın, iyi haftalar.ben 5 ay kadar önce yeni bir yerde çalışmaya başladım. kahvaltıyı ofiste çay-poğaça ikilisiyle yapıyorum buradaki çoğu kişi gibi. erkenden gelenler arasındayım ve diğer çalışanlar benden sonra geliyor. şimdi, hal böyle olunca ben de "zaten çoğu uzun yoldan geliyor, bir daha fı
günaydın, iyi haftalar.

ben 5 ay kadar önce yeni bir yerde çalışmaya başladım. kahvaltıyı ofiste çay-poğaça ikilisiyle yapıyorum buradaki çoğu kişi gibi. erkenden gelenler arasındayım ve diğer çalışanlar benden sonra geliyor. şimdi, hal böyle olunca ben de "zaten çoğu uzun yoldan geliyor, bir daha fırına çıkıp poğaça almakla uğraşmasınlar" diyerek, kendime poğaça alırken bilerek 2-3 tane daha fazladan poğaça alıyorum ve onlar ofise gelince "fazladan 2-3 poğaçam var, alabilirsiniz" diyorum ve ikram ediyorum ya da şirket grubuna "fırına gidiyorum, bir şey isteyen var mı?" diye soruyorum, istediklerini de alıyorum. bu noktada beni zorlayan hiçbir durum yok, tamamen içimden geldiği için buna devam ediyorum. ama...

dikkatimi çeken bir durum var; bu arkadaşlar erken geldikleri zaman da ellerinde poğaça görüyorum ya da diğer arkadaşlara dağıttıklarını görüyorum. nezaketen "m e b, fırına gidiyorum, bir şey ister misin?" diyen yok. ben poğaça ikram ederken "sağ ol ya, x abi fırına gidiyormuş, ona söyledim, bana da alacak" diyorlar.

şimdi "ne alaka?" diyebilirsiniz ama burada poğaça yüzünden değil de kendi hissiyatım üzerine düşünüyorum geldiğim zamandan bu yana. "eğer içimden geldiği için yaptığımı söylüyorsam neden onlardan da aynı şeyi bekliyorum? bu ticaret değil, karşılık bekleyerek yaptığın şey samimi değil." diyorum kendime. bir yandan da "insanın nezaketen de olsa fikri alınmaz mı, bir şey isteyip istediği sorulmaz mı ya?" diyerek dışlanıyormuş gibi hissetmem de ötürü olsa gerek, beklentimi normalleştiriyorum.

dediğim gibi poğaça bir örnek, poğaçayla zengin de fakir de olmuyorum. ofistekilerin poğaça alma işini türkiye'nin gündemiymiş gibi büyütmelerini de yadırgıyorum açıkçası.

ama sorumu tekrar etmek gerekirse; ben bu durumda samimiyetsiz oluyor muyum hakikaten? "karşılık beklemeden insanlara yardım etme" erdemine sahip değil miyim acaba?
0
m e b
(13.10.25)
Bunun doğrudan karşılık beklemekle ilgisi yok. İnsanlara iyilik yapmak istediğinde, bunu senin görevin olarak görmediğinden emin ol. İyilik yapıyorsan önce sadece kendin için yapmalısın çünkü iyilik iyidir. Eğer iyiliği yapmadan önce aklına bir karşılık beklemek geliyorsa o zaman sorunu kendinde arayabilirsin.
0
anathemamen666
(13.10.25)
zaten senin her gün bol bol poğaçayla geldiğini biliyorlarsa abi sen de poğaça ister misin diye niye sorsunlar
+1
nahtoderfahrung
(13.10.25)
@nahtoderfahrung: yukarıda "bu arkadaşlar erken geldiklerinde" diye belirtmiştim, mesaj diye bir iletişim şekli de var :)
0
🌸m e b
(13.10.25)
tam olarak bu düşünce karşılık beklentisi düşüncesi. ben onlara alıyorum onlarda bana almalı beklentisi içindesin.
düğünde takı takmaylada aynı ben onların düğününe gittim tam taktık oda bana tam takmalı veya ben arkadaşımın doğum gününde hediye aldım oda bana almalı veya arkadaşımın babasının cenazesine gittim oda benimkine gitmeli hep bir yaptığı işin karşılığını bekleme beklentisi.
+2
my fault
(13.10.25)
Abi sen davarlarla çalışıyormuşsun. Senin hislerin normal.
+1
arbre
(13.10.25)
Sahipsin, sadece samimiyetin sınanıyor. Hani altını içindeki bakırdan ayırmak için yakarlarmış ya, iç dünyandaki bu sorgulama senin samimiyet hissini yakıyor, geriye ne kaldığını görmeni bekliyor kalbin. Bu anlamda kendine dikkat ediyorsun demek ki, güzel bir şey. Evet böyle düşünmek olayı samimiyetten uzaklaştırıyor ama sana bir rehber oluşturuyor bu durum, görmen ve birini seçmen kolaylaşıyor, öyle anladım. İç yolculuğun çok güzel 🌷
-1
muhayyer divan
(13.10.25)
Düşüncen normal.

sana "m e b, fırına gidiyorum, bir şey ister misin?" diyen yoksa işte burada "mütekabiliyet esasları " devreye girmeli.

Temelde insani esaslarla değil, para kazanma için insanların bir araya geldiği yerlerden biridir iş yerleri. Bazı istisnalar dışında, samimi veya kalpten desteğe dayalı yakınlıklar pek olmuyor.
O nedenle "iş arkadaşı " kavramının yerine "iş yerinden biri " ifadesini kullanmak daha doğrusu benim için .

Bazen iş dışında içimden gelir kimi arkadaşları dışarıda çay vs. içmeye çağırırım. Maksat sohbet vs. İşleri vardır gelemeyeceklerini söylerler. Bunu anlarım ama davet etme sırası onlara geçmiştir. Bakıyorum bunu pek düşünen yok gibi .

Yine denk geldiğim hususlardan biri de klasik olarak biri diğerine "hanımı da al bize de bir gün gelin " ifadesi kadar saçma bir şey yok . Görünüşte misafirperverlik gibi görünse de
gerçekte öyle değil.
Abicim o hanımını yanına almasın sen de hanımı komşuya veya anne babasına gönder bir zahmet. Bizzat kendin o arkadaşına bir çay demle. Elin kolun bi zahmet arkadaşın için çalışsın. Pasta poğaça yapamazsın ama kaseye de biraz çerez koymayı unutma..
değil mi ama ?
Bir buluşma , ziyaret yapılacaksa, yakınlık gösterilecese kadınları bahane etmeyelim.

Önceleri ve hala var olan köylü şehirli (veya burjuva) ayrımının yanısıra, işyerlerinde de kadrolu /sözleşmeli / geçici işçi gibi hindistan'ın dışında ama toplum içinde gelişen, kendimize özgü kast sisteminde bu gruba mensup olanlar arasındaki iletişim dili , yakınlıklar da genelde bu çerçevede gelişiyor.

Çevrendekileri uzaktan izlemeye devam et, gerçekte ne sebepten yakın olduklarını anlamaya çalış. Belki biri diğerinin aracına biniyordur işe gelip giderken ona poğaca belki yemek ikramı düşünmüştür. Bu haklı anlaşılabilir bir durum yerine göre .
Belki bir başkası karşı cinse yakınlık tavırları sergiliyordur ikramlarıyla.
Bir başkası ise diğerinin sayesinde iş yerinde bazı avantajlar elde etmiştir. Bu nedenle yediği içtiği ondan ayrı gitmez.
-1
diyecevaplandı
(13.10.25)
Birlikte çalıştığınız insanlar hödük.
Hislerinizin karşılık beklemekle bir ilgisi yok. İnsan nezaketen ve sadece lafta kalacak bile olsa "Bir gün de poğaçalar benden olsun." veya "Kahve ısmarlayayım bi ara." gibi bir jest yapmalı.
+1
auroraaurora
(13.10.25)
acikcasi tam olarak anlattiginiz gibiyse ben de karsilik bekleyerek bir sey yapmadiginizi dusunuyorum, en azindan ilk etapta boyle baslamamissiniz, insanliginizdan almissiniz ve bence arada bir karsi tarafin da sizi dusunmesini beklemek ve bunu gormediginde kirilmak gayet insanca geldi bana. sadece ilk almaya basladiginizda karsilik beklemeden aldiginizdan emin olun (kendiniz icin) onun disinda karsi taraf(lar) tarafindan hic gozetilmediginizi gordugunuzde kirilmak cok insanca bence.
+3
kassiopeia
(13.10.25)
sen iyiliği görev edinip kendin beklenti oluşturmuşsun. alma başkan boş ver kimse senin istediğin gibi olmayacak.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
Uzun uzun yazamayacağım haklı olduğunu düşünüyorum
-2
basond
(13.10.25)
ben fazla direkt bir insanım galiba, böyle düşünmek yerine muhatabı kişiye sorarım “gidiyorsan bana da sorabilirsin” diye. haklısın ama fazla düşünüyorsun, kendi hayatını zorlaştırırsın en fazla.
0
deartheodosia
(13.10.25)
beklentiye girmen doğru mu değil mi bilmiyorum ama ben olsam ben de girerdim sanırım. üzülürdüm içten içe bana neden teklif etmiyolar diye.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
seni sevmiyorlar. millete fazladan poğaca alma işini bırak. bir yere giderken sormayı da. kafanda da bu tür düşünceler bir daha olmaz. iyilik yaptığınla kal hayatına kaldığın yerden devam.
0
koela
(13.10.25)
Samimiyetim olmayan bir iş arkadaşım bana ikide bir poğaça ya da başka bir şey ikram etse almaktan kaçınırım. Çünkü bilirim ki o ikram hesabıma borç olarak kaydedilecek. Ki siz de inanmak istemeseniz de aynen böyle yapmışsınız. Durduk yere üzerimde manevi bir borç yükü birikeceğine poğaçamı gider kendim alırım. Bu tip gizli borçlar birikip ileride mutlaka alakasız gibi görünen başka sorunlara yol açar.

Başka açıdan bakalım: Siz herkese ikram dağıtmaktan hoşlanıyor olabilirsiniz. Bense paylaşımları daha küçük ve samimi gördüğüm kişilerle yapmayı tercih ediyor olabilirim. O sizin tarzınız, sizin yaşam şekliniz, bu da benimki. Şimdi soru şu: Neden ben sizin yaşam tarzınıza uymak zorundayım?

"karşılık beklemeden insanlara yardım etme erdemine sahip değil miyim acaba?" sorunuza cevap:
Değilsiniz ama zaten bu erdeme gerçekten sahip olmak herkesin harcı değil. Muhtemelen şu soru altında görüş paylaşan hiçbirimiz bu erdeme sahip değiliz.
+1
mikro patlama
(13.10.25)
hayat bu kadar uzun değil.

sizi rahatsız ediyor belli. yapmayın kurtulun.

zaten poğaça yemek nedir? çok sağlıksız. yakında mide gidecek. gitmese bile göbek gelecek.
0
gurur
(13.10.25)
(10)

Kayınbabanın davranışları hakkında.

dedeminhirkasi
Er kişi niyetine…Eşimle beraber biraz borçlarımız var. Fakat bu borçlar, yeme içme, gezme tozma nedeniyle olan borç değil. Yatirim amacıyla denilebilir. Eşimin annesi 1 sene önce vefat edince eşim ve kardeşleri de annelerinden kalan fakat babalarının üzerine olan tarlayı satmak istiyorlar. Satip bol
Er kişi niyetine…
Eşimle beraber biraz borçlarımız var. Fakat bu borçlar, yeme içme, gezme tozma nedeniyle olan borç değil. Yatirim amacıyla denilebilir.
Eşimin annesi 1 sene önce vefat edince eşim ve kardeşleri de annelerinden kalan fakat babalarının üzerine olan tarlayı satmak istiyorlar. Satip boluselim, herkes kendi ihtiyacını gidersin istiyorlar. Bu toprak haricinde daha çok tarla da var ama ona bisey diyen yok. Bir kardeş hariç diğer üç kardeş satalım diyor.
Baba ve diğer kaz kafalı kardeş toprak satılır mı yaaooov diyor. Hatta tarlaların bir tanesini de eşime evlenmeden önce kredi çektirtip aldırmış.

Olabilir…. Mal benim malim değil. Borcu da adamlara sorarak yapmadım en nihayetinde, bundan eşimle ben sorumluyuz.

Benim sormak istediğim, nedense iyiden iyiye biraz bu kayınpedere tutulmaya başladım. Laz ziya gibi ulaaaan diyorum içimden, baba dedigin bencil olmaz, evlatlarına yardımcı olmaya calisir, yani iyi niyetli adim atar. Benim gördüğüm babalar bir şekilde çocuklarına maddi manevi destek oluyorlar. Olmayan, hatta çocuklarının parasını yiyen de var elbette ama belki daha az…. Sen zor gününde çocuğuna yardımcı olmayacaksın, destek olmayacaksın ne zaman duracaksın yaninda? Toprak bu kadar mı önemli bilmiyorum.
Yoksa haksızsın lan, adama tutulma, git ayağını yorganına göre uzat da derseniz tabiki başım gözüm üstüne.
0
dedeminhirkasi
(12.10.25)
"tarlayı satsak da arabayı yenilesek" seviyesindeyseniz, bencillik kesinlikle değil.

"borçların geri ödemesi yüzünden her ay içeri giriyoruz, cepten yiyoruz" seviyesindeyseniz, bencillik diyemem.

"alacaklılar kapıda, icraya verecekler" seviyesindeyseniz, bencillik diyemem ama biraz daha anlayışlı olmaları gerekir derim.
+1
co2s2
(12.10.25)
Yatırımda bir anlamda kişisel harcama. Hastalık olur, iflas olur bunun gibi nedenlerden borca batarsınız tamamda sen yatırım yapacaksın diye adam kendi yatırımlık arazisini niye satsın.
+2
my fault
(12.10.25)
Adam bu kafada olsaydi o tarla 50 kere satilmisti bugune kadar. Bu gibi tekliflere hayir diyebildigi icin su an tarla/tarlalari var.
+4
brkylmz
(12.10.25)
ya bıktım mala göz diken evlat, gelin, damatlardan. abi vermek zorunda mı? senin şu anki yatırımın neyse onun tarlası da o. sen satsana yatırım dediğin şeyi? bizimkiler yaptı bunu her eline geçeni sattılar normalde geyikten öteye geçmez fakat bizim köy öyle bir değerlendi ki, gidince otelde kalıyorlar artık. ek olarak siz miras olarak bakıyorsunuz ama adam kendi malı sanıyor muhtemelen hala. belki sıkıntı o
+4
ala09
(12.10.25)
Büyütmüş beslemiş, iş güç sahibi yapmış, evermiş, sonra da nankör damadı tarafından malına, mülküne göz dikilen biri olsam, o mülkü satıp beş yıldızlı otellerde çatır çatır yerim.

Bir daha mı geleceğim dünyaya ki nankör damada mülk bırakayım.

Yirmili yaşlarda bir karar vermiştim. Babamdan bana kalan tüm mülk çocuğumun olacak ben el sürmeyeceğim diye. Bu yaşa geldim aynı düşüncedeyim.
+2
Mirket
(12.10.25)
Toprak satılmaz, hele ki bu dönemde asla satılmamalı inancında olan kaz kafalılardanım, kazları da pek severim 🩷

Ayrıca kayın pederine kurulmaya gerek yok, sen istediğin kadar doğrusu şudur budur de, onun bugüne kadar görerek öğrendiği ve sonra yaşayarak kemikleştirdiği bir gerçeği var, bunu değiştirmek mümkün değil. Hem mecbur da değil. Herkes kendinden sorumlu, adam kaç yıl yaşayacağını bilmediği için o mülkü belki kendi güvencesi olarak görüyordur, belki gerçekten toprak satılmaz hele ki bu dönemde asla satılmamalı düşüncesindedir. Evlatlar gerçekten çok sıkışsalar gerçekten çok zor durumlar oluşsa elbet o da destek olur, yine olmak zorunda değil, yaşadığı yetiştiği şekillendiği kültür ne bilmiyoruz. Bence bunu aklından çıkarmak daha doğru. Eşin henüz ona ait olduğu ilan edilmemiş malını aklına takmamak lazım.
0
muhayyer divan
(12.10.25)
eğer çok zor durumda değilseniz arazi satmayın derim, araba üretilebilen bişi, ev üretilen bişi, (kat çıkarak) ancak dünyadaki toprak alanı belli, bunların içerisinden de tarım/hayvancılığa uygun olanlar,, fabrika vs olabilecek yerler hepsi belli ve sınırlı, toprağın üretimi mümkün değil.

tabii bunda arazinin durumu önemli, 100mt kare şekilsiz bir yer ise satın gitsin birisi değerlendirir.
0
selam
(12.10.25)
baby boomer ve x kuşağının başında olan ebeveynlerimiz, mal satınca analarına sövülmüş gibi hissediyorlar. çünkü zor mal edinmişler. valla doğrusu ne bilmiyorum ama tarla takka bakılmaycaksa ve değerlenmiyecekse satılır.
0
mikahakkinen
(12.10.25)
Miras biri ölünce edinilen bir hak. Her ne kadar anne vefat ettiyse de yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla tarla resmi olarak kayınpeder üstüne ve o hala yaşıyor. Yani ortada henüz bir miras bile yok. Tarla onun, bize yanlış gelebilir ama hayatta olduğu sürece canı ne istiyorsa öyle davranabilir tarlayla ilgili. Henüz ölmemiş insanların mal mülkünün miras olarak konuşulması anlamsız.
+2
Phoebe
(12.10.25)
mecbur mu adam satmaya?

size mi soracak?

öldükten sonra istediğinizi yaparsınız. adam istese satar çatır çatır kumarda, pavyonda yer.

ne tuhaf adamlarsınız. satmayın 25 sene, sonra çok dua edersiniz.
0
gurur
(12.10.25)
(15)

Kombiyi açtınız mı

condom kurşunu
Biraz erken oldu sanki ama biz açtık :/
Biraz erken oldu sanki ama biz açtık :/
0
condom kurşunu
(11.10.25)
Evde hayır ama şirkette açıldı. Klima da kışa geçti.
0
arbre
(11.10.25)
daha en az 1 ayı var, çok erken
0
my fault
(11.10.25)
Yeni evim yerden ısıtma, çözemedim gitti sistemi. Hangi boru hangi odayı ısıtıyor vs. Ben de pes ettim.
0
gobekliraki
(11.10.25)
Bugün merkezi ısıtmayı çalıştırdılar biraz.

Aşağıdan har har ses geliyor, kendimi güvende ve iyi hissettim.
+1
sekizdokuzon
(11.10.25)
yokluk görmüş bazı yaşlılarda her şeyi "lazım olur" diye saklama huyu var ya bende de bu kombi konusunda var. öleceğimi bilsem açmıyom. ankara'da dışarısı -5'ken, kar yağarken soğuktan uyandığımı ama yine de yakmadığımı bilirim. üşüyor muyum? evet. şu an kombi açılır mı? evet. açtım mı? hayır. TOPUNAN TANKINAN GELİN AÇTIRAMAZSINIZ. aralık'tan önce açmam. muhtemelen o zaman bile açmam.
0
der meister
(11.10.25)
29 ekime kadar direnmeyi planlıyorum. Konum: İstanbul
0
hakmut
(11.10.25)
Konum İstanbul Kartal
Açtım. Açmasam uyurum. Uyursam ölürüm.
+1
tabudeviren
(11.10.25)
Merkezi ısıtma 3-5 gündür yanıyor.
0
inheritance
(11.10.25)
istanbul. açalı 1-2 hafta oluyor.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.10.25)
Bugün. İstanbul.
0
dilemma of subscribtionability
(11.10.25)
İzmir'den bildiriyorum, açık balkon kapısının yanında oturuyorum şu an. Kombi açmayı düşünmeye bile başlamadık.
0
kobuzchu kiz
(11.10.25)
Acmamistim ama simdi acmaya karar verdim. Kat kat giyindigim halde usudum, konum ist.
0
sey mi dostum
(11.10.25)
Akşamlaeı açık
0
basond
(12.10.25)
Eskişehir'de merkezi ısıtmalı apartmanda yaşıyorum. Cuma yaktılar. Evde tişörtle takılmaya devam ediyordum, bi tık daha üşürsem kalın kıyafete geçerim derken kombiyi yaktıkları için yine şort tişört devam evde
0
nundu
(12.10.25)
Çocuk banyodan titreyerek çıktığı için eşim bir kaç gündür açıyor. Normalde evde tişörtle rahat gezemediğim ana kadar direniyordum.
0
kimlanbu
(12.10.25)
(5)

Ev giderlerine ilişkin

sorucu
İLk defa bir yere kiraya çıktım. Kombinin kazanı tıkandığı için sıcak su akmıyor, su ısınmıyordu. Oradaki tıkanmayı temizletmek için usta çağırdım. Sigortalar atıyordu sık sık onun için yeni sigorta aldım. Koridorda led lambalar ölmüştü onu değiştirdim. Sizce bunları ev sahibine söylemeli miyim? Söy
İLk defa bir yere kiraya çıktım. Kombinin kazanı tıkandığı için sıcak su akmıyor, su ısınmıyordu. Oradaki tıkanmayı temizletmek için usta çağırdım. Sigortalar atıyordu sık sık onun için yeni sigorta aldım. Koridorda led lambalar ölmüştü onu değiştirdim. Sizce bunları ev sahibine söylemeli miyim? Söylersem ne diye söylemeliyim? Bunları karşılarsanız iyi olur ya da hiç olmazsa haberiniz olsun falan gibisinden ? Hiç bilmiyorum.
0
sorucu
(01.10.25)
bunları ev sahibine söylemeden yapman hata olmuş biraz, tamam kardeşim sağol haber verdiğin için dese kaldın ortada. kozmetik sorunlar dışında elektrik sigortasıdır kombidir falan ev sahibine söyleyerek yapılır
0
nahtoderfahrung
(01.10.25)
Yaptırmadan önce, arızayı bildirip yaptırmasını istemeliydin. Sen değil o yaptıracaktı. Ya da sen yaptır, kiradan kes diyecekti. Bu saatten sonra nasıl tepki verir bilemem ama, bir şansını dene.
0
Mirket
(01.10.25)
ev sahibini yerine koy kendini. senden habersiz evinde işlem yapıyorlar ve ücretini senden istiyor. kombinin belki garantisi/sigortası vardı ama sen gittin merdiven altı bir yerden yaptırdın. hoş olmamış
belkide kapsamlı konut sigortası vardı.
böyle durumlarda ev sahibine bildirmen gerek onun onayıyla hareket edilir. ya sen yaptır kiradan düşerim der veya sana servis yollar kendi cebinden öder.
lambayıda cebinden değiştir o kadarda olsun artık.
0
my fault
(01.10.25)
my fault +1

Ampul, LED vs. değişimi gibi ufak tefek şeyler söylenmez ama kombiyle alakalı bir durumu, problem sizden kaynaklanıyor olsa bile ev sahibine bildirmeden yaptırmamanız lazım. Yaptırdıktan sonra da ev sahibinin "tamam ben ödeyeyim" diyeceğini sanmam. Siz eve yeni çıktıysanız ve kombide sorun varsa zaten bunu ev sahibi çözmek zorundaydı. Ama zaten çözüldüyse masrafını karşılamaya yanaşmayacaktır.
0
himmet dayi
(01.10.25)
söyle haberi olsun ama beklenti içine girme. insaflıysa kombi ve sigorta masrafını öder yada kiradan düşün der.

zaten ödemesini beklemiyorum diyorsan hiç söyleme gerek yok.
0
gercekdunya
(01.10.25)
(12)

Çevrenizdeki akplilerde dönüş var mı?

messina123
Garip bir şekilde musavat dervişoğlu ve yavuz ağıralioğlu benim çevremdeki akplilerin yeni favorisi. Üçten fazla kişiden duyduğum için merak ettim sizin çevrenizdeki akplilerde durum ne? Bu iki kişi hakkında da pek fikrim olmadığını belirteyim.
Garip bir şekilde musavat dervişoğlu ve yavuz ağıralioğlu benim çevremdeki akplilerin yeni favorisi. Üçten fazla kişiden duyduğum için merak ettim sizin çevrenizdeki akplilerde durum ne? Bu iki kişi hakkında da pek fikrim olmadığını belirteyim.
0
messina123
(28.09.25)
Akplilerin siyasete yaklaşımı mantıksal değil duygusal ve ideoloji temelli bu nedenle mantıki argümanlarla ikna ve değişim zor. Bu dediğiniz kişilere yönelim de tamamen duygusal ve ideolojik temelli fakat seçim sathına girildiğinde emin olun Erdoğan bu kişilere giden oyları geri toplayacak.
0
biravekahve
(28.09.25)
lafta dönen çok gibi ama oy pusulasını görünce ampüle basıp geçiyorlar. türkiyedeki sağ seçmen karaktersiz, ancak son senelerde tatlı su solcularından akpye geçişte çok. yani sol seçmende sağ seçmene benzedi. geçen falan yok. herkes içinde ampülcü.
0
mikahakkinen
(28.09.25)
Hiç yok. Hepsi akp giderse ne yaparız diye korkuyorlar. Çocuklarını işe torpille sokmuş kişiler. Şükür akp ye falan diyorlar.
0
runaway
(28.09.25)
Ümit özdağ bile yüzde 1 i geçemedi. Muhalefetin umudu diploması bile olmayan çakma Atatürkçü bi mütahhit. İktidar seçmeniyle muhalif seçmenin zerre farkı yok.

BIkmadınız umut etmekten. Biri gitse diğeri gelecek. Kitlesel bi kurtuluş yok. Olmayacakta.

Kendi başınızın çaresine bakın. Seni ancak sen kurtaracaksın. Kişisel çıkış yolu ara.

100 yıl önce Atatürkle bi medeniyer esintisi oldu. Bu topraklar kıraç. Bilimci sanatçı sevmiyoruz.

Sandıktan medet umma.
0
luluki
(28.09.25)
Bu topraklar bilimci sanatçı sevmez. Özgürlük falan tehlikeli şeyler. Müge Anlı dediğin toplumun yüzde 70i. Anadolu bu.

Boşver seçimi. Kendini kurtar.
0
luluki
(28.09.25)
ağıralioğlu bildiğin siyasal islamcı tek farkı milliyetçi soslu olması. o yüzden akpden kaçan kesimin ciddi bir yönelimi var.

dervişoğlu iyi partiye hiç bir şey katamadı. partide genç birkaç isim var onlarda çok etkili değil. akpden kaçanların çok tercih etmediği bir parti kısmen mhpden kısmen chpden oy devşirebiliyorlar.
0
my fault
(28.09.25)
Seni ancak sen kurtaracaksin ne lan, kurtulus yolu ara ne abi? Oy veriyoz baska da bir sey yok. Cikarlar soz konusu olunca kimse bir diğerini ikna edemiyor.

Benim çevremde aynen devam ediyorlar. Fikirleri de degismez.
0
Shepard
(28.09.25)
abicim adam futbol takımı tutar gibi parti tutuyor açlıktan ölecek umrunda değil sorgulama vs yok.
0
HellKeePer
(28.09.25)
bizde yok. hatta benimle +1.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.09.25)
akparti seçmeni futbol takımı tutar gibi parti tutmakla eleştiriliyor da 2002'den bu yana oy oranlarına bakınca ak parti oy oranlarındaki dalgalanma chp'de yok mesela. yani ak partiye özel bir durum değil bu. neredeyse bütün partilerin bir kemik oy oranı var. izmir'i b.k götürse belediye seçimini chp'den başkası kazanamaz örneğin. tabii ki sadece mantık değil ideoloji de önemli tercihte. bunda yadırganacak birşey yok
0
mustafakesekci
(29.09.25)
geçtiğimiz yerel seçimde sandığa gitmeyen akpliler tanıyorum. nitekim sandık sonuçlarını önceki seçimlerle karşılaştırdığımızda akp oylarının düştüğü görülüyor.

muhalif görünümlü maaşlı troller manipülasyona devam ediyor burada. bunu da göz ardı etmeyin.
0
yurtsuz john
(29.09.25)
AKP'yi içten destekleyen seçmen çok azaldı. Seçime günler kala toplumun değerleri ve dini konular üzerinden bir tartışma çıkmazsa bence AKP seçimi kaybedecek. Seçim günü seçmenlerin çoğu bütün geçmişi unutur. O günkü gündem neyse o.
0
hebanon
(29.09.25)
(6)

Şu yoruma katılır mısınız?

Rondak
youtube yorumu“Istanbul'da kuryeler yüzünden navigasyon bozuldu. ters yönü gösteremiyor çünkü kuryelerin nerdeyse hiçbiri kurala uymuyor. Kuryeler ters yönden geçe geçe navigasyonun ögrenme algoritmasini yanlis egitmis oluyorlar. Bu yüzden navigasyon sizi ters yöne sokuyor çogu yerde.”
youtube yorumu

“Istanbul'da kuryeler yüzünden navigasyon bozuldu. ters yönü gösteremiyor çünkü kuryelerin nerdeyse hiçbiri kurala uymuyor. Kuryeler ters yönden geçe geçe navigasyonun ögrenme algoritmasini yanlis egitmis oluyorlar. Bu yüzden navigasyon sizi ters yöne sokuyor çogu yerde.”
0
Rondak
(28.09.25)
GPS haritanın icadından beri sokakların hangi yöne ait olduğunun bilgisi var. Yoksa çalışmaz zaten. Canlı veri ile egitildigini düşünmüyorum.
0
hububrad
(28.09.25)
Gps öğrenmesini bozduğunu düşünmüyorum fakat trafiği terörize ettiğini düşünüyorum. Her an kaza tehlikesi yaratıyor kuryeler, kurallardan azade olduklarına inanıyorlar. Bu sadece kendi canlarını değil başka insanları da riske atıyorlar.
0
biravekahve
(28.09.25)
Bu işlerden hiç anlamam,sadece kullanıcıyım. Canlı veri ile eğitilmesini anlayamam çünkü canlı veri hiçkimsenin bilerek veya bilmeyerek hata yapmamasını gerektirir, o kadar az hatalı yolculuk olmalıdır ki yok sayılabilmelidir ve veri oluşturması uygun görülebilmelidir. Her ülkede her şehirde böyle olacağının garantisini kim verebilir ki canlı veriye güvenerek rota oluşturulsun? Hele ki kuryelik gibi ömürlük yapılmayan bir meslek üzerinden. Saçma buldum. Eğer yetkili bir ağız söylediyse mutlaka başka bir şeyi örtüyordur.
0
muhayyer divan
(28.09.25)
Yoldaki yoğunluğu, trafiğin akışını, o an için kapalı olan yolları ve anlık servis yollarını kullanıcıların telefon sinyallerinden istifade ile görebiliyorsa, bu yorumda doğruluk payı olabileceği düşünülebilir.

Bildiğimden değil, fikir yürüttüm.
0
Mirket
(28.09.25)
bildiğim kadarıyla sokakların açış yönleri ve işaret tabelaları yerel yönetimlerden alınıyor. öyle burada herkes ters gidiyor diye ters gösterilmiyor.
yoğunluk haritası verilerinde de baz istasyonu verilerinden yararlanılıyor diye biliyorum.
0
my fault
(28.09.25)
Bu doğru. Haritalar epeydir kullanıcı verisiyle besleniyor, tek yön işaretli bir yoldan günde 2-3 araç ters yöne giderse değil ama o yolda sürekli iki yönlü trafik oluşursa (ki kurye motorları bunu yapıyor) algoritma "demek ki bu yol artık çift yönlü" diye oradan yol tarifi vermeye başlıyor. Hatta hani bazı trafik ışıklarında ışığın az gerisinden sağa sapıp ışık beklemeden devam etme çakallığını sağlayacak dönüşler ya da özellikle şehirlerarası yollarda boş araziler vardır. Bazen navigasyon oraları da alternatif geçiş olarak gösteriyor.

@muhayyer divan'ın dediği şöyle eksik, "bu kuryelere güvenerek yol verisi güncelleyelim" diye değil, aracında telefon olan ve konum bilgisini Google'la/Apple'la/Yandex'le paylaşan tüm kullanıcıların ürettiği veri üzerinden yapılıyor. Binlerce araçtan üç beş tanesi hatalı hareketler yaptığında bu tüm veriyi etkilemiyor. Tek yönlü bir ara sokaktan normalde günde 500 araç geçerken bunların üstüne ters yönden gelen 400 kurye eklenince iş değişiyor.

Kaynak: eşim bu işi yapıyor, haritacı.
0
kobuzchu kiz
(28.09.25)
(14)

Kaç montunuz var

arbre
2 tane varken 3. yü almak israf mı olur? Her yıl yeni mont alıyor musunuz?
2 tane varken 3. yü almak israf mı olur? Her yıl yeni mont alıyor musunuz?
-1
arbre
(28.09.25)
benim gibi düz erkek için gereksiz mesela. mevcut giydiğim yıpranana dek başka giymem. ama giyimine dikkat edenlere farklı alt üst kombinleri yapanlara gıpta ile bakarım. uzun lafın kısası israf olmaz ama diğerlerinin pabucu dama atılır diyorsan en azından ihtiyaç sahibi birine ver derim.
0
lazpalle
(28.09.25)
6 tane galiba. güzel bir şey görürsem alırım. eskileri de giyerim. hava soğukluğuna, yağışa ve kombinime göre değiştirerek...
0
art cat chocolate
(28.09.25)
Geçen sene 10 tane varmış. 6 tanesini attım. Bu yıl sadece bir tane alacağım.
0
kaptan maydanoz
(28.09.25)
30-40 arası.
0
gabe h coud
(28.09.25)
okuyunca bir gülme geldi. bende 20 tane var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.09.25)
iki tane normal, bir tane de kara kışlık var.
0
sir gawain
(28.09.25)
1 palto, 1 kalın yağmurluk, 1 ince yağmurluk, 1 kot ceket, 1 kanvas ceket. Bana yetiyor bunlar.

Büdüt: 1 tane de sıkıştırılabilen pofidik mont var onu deprem çantasına koydum. Aktif kullanmıyorum yani.
0
peki madem
(28.09.25)
2 şişme, 3-4 kaşe (2 tane düğünlük gibi şık) 2 kısa pembe-bej 1 polarımsı 1 yağmurlukk 1 kkrem şu herkesin giydiği uzunlardan 2 siyah yarım bomber mı neydi adı. tabi bunların çoğu 10 sene + son dönemde(son 2 yıl) 2 tane aldım
0
eja
(28.09.25)
erkek
6
0
duyurukullanıcısı
(28.09.25)
2 tane biri softshell günlük,
diğeri 3 in 1 kar, kış, yağmur, soğuk için.
0
my fault
(28.09.25)
mevsimlikleri paltoları kabanları hepsini sayarsak 20'yi bulur
0
archmeister8
(29.09.25)
2 yun kaban
2 yagmurluk
3 sisme
2 mevsimlik
1 deri ceket
1 trenckot
1 kayak montu

bi 7-8 tane de elden cikarttigim var. bazisi nerdeyse 20 yillik, bazisi yepisyeni.

pantolonum daha azmis :D
0
taurina
(30.09.25)
siyah deri ceket
kayak montu
daha janti bir max and spencer mot
nautica yağmurluk var

en yenisi 5 senelik
0
rain when i die
(30.09.25)
Bir tane kalın kot ceket, bir tane de 5-6 yıl önce decathlon'dan aldığım spor mont var. 3 senedir Eskişehir kışını kot ceketle geçiriyorum, diğerini toplam üç defa giymişimdir bu sürede.

Mevsimlik olarak fermuarlı kapşonlularım var da onları saymıyorum, bir iki tane de onlardan vardır.
0
nundu
(30.09.25)
(11)

Türkiye’nin gizli nükleer programı var mıdır?

messina123
Herkesten ve hatta belki de cumhurbaşkanlarından bile gizlenen yeraltında belki 60 senedir devam eden bir nükleer programımız var mıdır sizce?
Herkesten ve hatta belki de cumhurbaşkanlarından bile gizlenen yeraltında belki 60 senedir devam eden bir nükleer programımız var mıdır sizce?
0
messina123
(24.09.25)
bence yok. nükleer programları radyoaktivitenin tespiti ve radyoaktif malzemelerin takibi kolay olduğu için pek öyle gizleyemezsin.
0
orpheus
(24.09.25)
Yoktur çünkü dünyadaki uranyum kaynakları ve kapasiteleri belli. Nükleer yapacaksan bunlara ihtiyacın var. Şimdi istesen bile isteyen ülke hemen alamıyor. Kime ne kadar verildi her şeyin kaydı var. Hammaddeye gizliden el altından ulaşamazsın
0
grimavi
(24.09.25)
dünyadaki tüm istihbarat ajanlarının cirit attığı bir ülkeyiz, gizli bir programımızın olacağını hiç sanmıyorum. varsa da ancak bizden gizlenmiştir. oda olsa olsa amerikanın izin verdiği kadar olur.
0
my fault
(24.09.25)
Türkiye'nin gizli hiçbir şeyi yok.
0
Batuhanolabilir
(24.09.25)
turkiye'nin herkesten gizledigi ve ilerleyen bir program yok. akademik calismalar var, bir kismi uzun zamandir ilerlemese de kiymetli calismalar. ozellikle toryum icin lab ve sim calismalari var.

bunlarin disinda 150 kadar nukleer baslik ve bunlari tasiyacak cesitli varyasyonlarda fuze de incirlik'te nato sebebiyle bulunuyor. yerleri degismis diger uslere tasinmis olabilir ama cok dusuk ihtimal veriyorum.
0
klassno
(24.09.25)
:) herkesten ve hatta belki de cumhurbaskanlarından bile gizlenen hiç bir şey oldugunu zannetmiyorum. bir grup derin bürokrat ve bilim adamının gizli nükleer programlar ile falan uğraştıgını hiç zannetmiyorum. gizlense gizlense kirli bağlantılar, rüşvet, rant falan gizlenir. kaldı ki o bile gizlenmiyor.
0
abelardo
(24.09.25)
Bunu ülkede yapabilecek insan/bilgi birikimi yokki. Velev ki böyle bir şey yapılıyor, çalışan mühendislerin büyük çoğunluğu Türk değildir.

Bir ara Kıbrıs’ta petrol arıyorduk bir gemiyle, Avrupa ile papaz olmuştuk hatta. Cüneyt Özdemir de o gemiye gidip Avrupa’nın inadına petrol arıyoruz gibi bir video çekmişti. Gemide çalışa mühendisler yabancıydı.
0
substituent
(24.09.25)
yunan devlet kavramini kesfettiginde ,

iki temel olgu üzerine kurdu,

Güvenlik ve hazine.

bizde ikiside bagimsiz degil,

önce devlet olabilmek lazım,

sonra uzayada gidersin,

atomuda parcalarsin..
0
designer
(24.09.25)
Yok da değil. How know var. Akp kozmik odaya girdikten sonra neler değişti oraları konuşmak doğru değil sory
0
topkapiaksaray
(24.09.25)
var ise gizli olduğu için de yok diyeceğiz ne diyeceğiz ki başka, senin benim buradakilerin bildiği bir şey gizli olabilir mi? hadi geçtim o gizli programdaki biri de burada takılıyor olsun, evet, kayserideki tekstil fabrikasının altında aslında uranyum zenginleştiriyoruz der mi :)
0
selam
(24.09.25)
Program yoktur ama genelkurmay’da bir dosyası vardır
0
kaptan memo
(25.09.25)
(6)

Kan tahlili devlet hastanesi

terspeygamber
Kan tahlili yaptırmak genel kan değerlerine baktırmak için hastaneye direkt gidilebiliyor mu?En son galiba bu konuda bir takım güncellemeler oldu. Önce aile hekimine gitmek ve oradan sevk olmak gerekiyor gibiSon durum nedir acaba şimdi herhangi bir dahiliye bölümüne mhrs’den randevu alıp gidemiyor m
Kan tahlili yaptırmak genel kan değerlerine baktırmak için hastaneye direkt gidilebiliyor mu?

En son galiba bu konuda bir takım güncellemeler oldu. Önce aile hekimine gitmek ve oradan sevk olmak gerekiyor gibi

Son durum nedir acaba şimdi herhangi bir dahiliye bölümüne mhrs’den randevu alıp gidemiyor muyuz nasıl acaba prosedür
0
terspeygamber
(20.09.25)
Ben geçen hafta cuma mhrsden randevu aldım dahiliyeye gittim, tahlil yaptırmak istiyprum dedim asistan kız zaten paketimiz var o tahlileri yapıyoruz dedi. Pazartesi de sonuçlar cıktı. Aile hekimine gidip gösterdim ilaç yazdı yolladı.
0
condom kurşunu
(20.09.25)
öyle bir durum yok istediğin gibi mhrsden randevu alıp hastaneye gidebilirsin.
eğer ki randevu aradığın bölümde boş randevu yoksa sistem sana istersen önce bir aile hekimine git diye teklif ediyor. aile hekimlerine de hastaneler için ek randevu alma imkanı tanındı. olay bundan ibaret.
eski sitem devam ediyor.
0
my fault
(20.09.25)
Temel kan tahlillerini aile hekimi de yapıyor bu arada, hiç mhrs ile falan uğraşmadan sabah gidip yaptırıyorsunuz.
0
kibritsuyu
(20.09.25)
@kibritsuyu ben de öyle düşündüm ama sanki aile hekiminde birkaç değer için daha kısıtlı bakılıyordu kan değerlerine o yüzden emin olamadım
0
🌸terspeygamber
(20.09.25)
D vitaminine aile hekimi bakmıyor. MHRS'den randevu alıp dahiliye de gidebilirsiniz. Aile hekimine gidecekseniz genelde 10-11'den önce gidip kan vermeniz gerekir. Zaten her halükarda aç vermeniz gerekecek kanı dahiliyeden alacaksanız da sabah saatlerine almaya çalışın.
0
black holes in the sky
(20.09.25)
"aile hekimi check-up" hakkın var. aile hekimin ile görüş, anlaşmaşlı kuruluşlarda yaptırabilirsin (bazı özel kliniklerin de anlaşmaları var)
0
makbur
(20.09.25)
(9)

kiralık araçların şirketler tarafından satışı

faroe adamlari
merhaba, geçenlerde araç kiraladım opel corsa 2024 model, aracı teslim ederken görevliyle sohbet ettim ve laf arasında adama araçların müsaitliğiyle ilgili bir soru sorduğumda adam bazen araçların satışa çıktığını söyledi. benim araç 18bin km'de idi. aracı da çok beğendim. kendime de alsam mı diye d
merhaba, geçenlerde araç kiraladım opel corsa 2024 model, aracı teslim ederken görevliyle sohbet ettim ve laf arasında adama araçların müsaitliğiyle ilgili bir soru sorduğumda adam bazen araçların satışa çıktığını söyledi. benim araç 18bin km'de idi. aracı da çok beğendim. kendime de alsam mı diye düşündüm ve bunun üzerine sahibinden'de bakınmaya başladım ve bu araçlardan düşük km (en fazla 100km) bandında bolca bulunduğunu gördüm.

bu da benim piyasadaki araçların kiralama şirketleri tarafından bir süre kullanıldıktan sonra satışa çıkıyor olabileceğine dair bir hissiyat oluşmasına sebep oldu.

örneğin, araç ziraat filo aracıydı ve oradaki bütün araçların plakası 34 m** şeklindeydi, sonra internette de m plakalı birkaç araç gördüm.

böyle bir uygulama mı yapıyor bu şirketler, 2. el alım sırasında bu tür kira aracına denk gelmemek için ne yapmak lazım? diye sormak istedim
0
faroe adamlari
(20.09.25)
evet, kiralik araclari bir sure sonra satiyorlar. denk gelmemek icin bu tarz sirketlerden almamaniz lazim. tabi satmaya calisan kisi daha once kiralik olan bir arabayi almis olabilir, bilemezsiniz. sifir arac almak en garantisi. baska turlu garantisi yok. ihtimalleri biraz daha azaltmak icin kucuk sehirlerden arac almak da ise yarayabilir.
0
lemmiwinks
(20.09.25)
Aracı alırken bu arac siz ne zaman aldınız diye soruyorum. 5 ay 10 ayönce aldım diyorsa... arızalı ve masraflı demek. Sigorta şirketi zaten bu bilgiyi sorarsanız ücretsiz verir.
0
luluki
(20.09.25)
@luluki 5-10 ay önce alınan araç niçin arızalı ve masraflı olsun?
0
abelardo
(20.09.25)
@luluki

sigorta şirketine nasıl soracağım? yardımcı olabilir misiniz?
0
🌸faroe adamlari
(20.09.25)
Km si düşük aracı ilk sahibinden olanini alabilirsin.


sbm.org.tr/tr/sms-sorgulamalari
0
designer
(20.09.25)
@designer

bütün sahipleri sıralı görmemi sağlayan bir sistem var mı? bu sanırım sadece son sahibi gösteriyor?
0
🌸faroe adamlari
(20.09.25)
sıfır araçların en büyük alıcısı filolar ve kiralama şirketleri. yüksek adetli aldıkları için uyguna alıyorlar ve çok km yapmadan elden çıkarıp bir yenisini alıyorlar.
0
my fault
(20.09.25)
böyle araçlar alınır mı? bir galeride faizsiz kredi fırsatıyla birkaç araç buldum, araçlar muhtemelen kiradan çıkma. bu tür araçlarla ilgili tecrübesi olan var mı?
0
🌸faroe adamlari
(21.09.25)
Bu araclar ihaleye cikar zaten. Galeriler alir. Siz de onlardan alirsiniz. Ya da filonun kendi ikinci el arac satis sirketi bile olabilir, garanti filonun vardi mesela. Ya da metal oto gibi.

Ben alir miydim? Almamayi tercih ederim. Evet arac cok yeni ama %90 hoyrat kullaniliyor. Ben ki emanet mala ozen gosteririm ama kiralik arabanin gazina bastigim gibi kendi arabama yuklenmiyorum aracim yipranmasin diye.
0
narod
(21.09.25)
(6)

her zaman mide bulantısı yaşıyorum

deartheodosia
ne yesem, ne içsem mide bulantısı yaşıyorum. bi doktora görüneceğim (gastroenteroloji?) ama doktordan önce takip etmem gereken bir şey var mı, sizce neden olabilir? kusma hissi de oluyor ama kusmuyorum. son 1-2 yılda başladı, çok stresli bir boşanma süreci geçirdim (velayet ve kaldıramadığım boşanma
ne yesem, ne içsem mide bulantısı yaşıyorum. bi doktora görüneceğim (gastroenteroloji?) ama doktordan önce takip etmem gereken bir şey var mı, sizce neden olabilir? kusma hissi de oluyor ama kusmuyorum. son 1-2 yılda başladı, çok stresli bir boşanma süreci geçirdim (velayet ve kaldıramadığım boşanma dosyasında yer alan bir takım ağır iftiralar -aldatma vs değil de velayeti kaybetmem için çocuğumla ilişkime yönelik belirtilen gerçekdışı ithamlar). hala stresliyim, yoğun anksiyete problemim var. ama bi şey yemekte içmekte çok zorlanıyorum. kan testlerimde demir ve vitaminlerim eksik çıkıyor devamlı. günlük hayatımı çok etkilemeye başladı. bir de doktora da gitmek pek istemiyorum, günler sürüyor ve yatış istiyorlar (astım ve son 2 yılda birkaç kez zatürre geçirdim). bilgisi ve tecrübesi olan paylaşabilirse çok memnun olurum, teşekkürler.
0
deartheodosia
(20.09.25)
yiyecek gördüğümde midem bulanmaya başlıyor direkt. eskiden tatlıya çok düşkündüm, şimdi görüntüsü bile tiksinti uyandırıyor.
0
🌸deartheodosia
(20.09.25)
Gastro değil, iyi bir dahiliye uzmanına görünmen lazım senin.

Geçmişolsun.
0
Mirket
(20.09.25)
Psikosomatik görünüyor.
Beyin kaldıramadıpı düşünceleri aşağı doğru dahiliyeye gönderir.
Kafayı rahatlatın önce
0
diyecevaplandı
(20.09.25)
Bende de vardı eskiden ama sebebi heliko bakteriydi.Helikobakteriyse midede emilim sorunları vardır, vitaminler ondan düşük çıkabilir.
0
komando kani var bende
(20.09.25)
önce dahiliye. ardından psikiyatriye.
0
my fault
(20.09.25)
Helikobakter tedavisi uygulandı ardından mise koruyucu uzun süre kullandım, diyetisyene gittim yemek düzenini şekillendirdi.
Stresi yönetmek için yürüyüş yapıyorum.

İmkanlar dahilinde,
Dahiliye mutlaka sonra diyetisyen.
Daha sonra psikolog.
0
kararsızataletfilozofu
(21.09.25)
(23)

mimlediginiz duyurucular var mi?

buenosdias
bi soru gordunuz, cevabi bilseniz bile uyuz oldugunuz icin yazmadiginiz kisiler var mi?
bi soru gordunuz, cevabi bilseniz bile uyuz oldugunuz icin yazmadiginiz kisiler var mi?
0
buenosdias
(17.09.25)
Genelde kullanıcıları birbirine karıştırıyorum... Uyuz olsam da yazıyorum, askerdeki bana değil üniformaya küfür gibi görüyorum olayı.
0
Shepard
(17.09.25)
Yok açıkçası herkese yardımcı olmaya çalışıyorum
+1
basond
(17.09.25)
Yok hepsi şeker gibi insanlar.
0
kizil karga
(17.09.25)
Duyuruculara bu kadar anlam yükleyecek boş bir hayatım yok.
0
tahirkemalbozoglu
(17.09.25)
yok ama bu arkadaşların boş zamanı çok sağlık konusunda da akıl veriyor, siyasete de , tohum yetiştirmeye de. gidip kahvede takılsa daha iyi olacak bir grup var burada.
0
mikahakkinen
(17.09.25)
Benim var ne yalan söyleyeyim. Bazı insanlara yardımım dokunsun istemiyorum.
0
peki madem
(17.09.25)
Özellikle hoşlanmadığım birkaç kişi var iş yerimdeki bilgisayarda eklenti var oradan engelliler göremiyorum bazen kendi bilgisayarımdan ya da telefondan bakıyorum denk geliyorumdur mutlaka ama isimlerini hatırladığım çok az kişi var, özellikle dikkatimi çekerse yazmayabiliyorum.
0
mutekebbir
(17.09.25)
tahir +1
ben isimlere bile bakmıyorum bildiğim bir şeyse cevap veriyorum.

bilmediği halde yalan yanlış cevap veren, boş konuşan o kadar çok var ki kim ne demiş hiç takip edemem.
0
my fault
(17.09.25)
hiç kullanıcı adına bakmadım henüz.
0
gurur
(17.09.25)
Var ama cevap vermemezlik yapmam.
0
gabe h coud
(17.09.25)
Var ama cevap vermezlik yapmam
0
sonsuz
(17.09.25)
Bildiğim cevap başkası tarafından yazılmadıysa kim olduğuna bakmaksızın herkese yazarım ama yorum, fikir ya da anket gibi sorularda bazı kişilere cevap veresim gelmiyor.
0
(17.09.25)
otu boku buraya yazan bir gereksiz var, gorunce direk pas geciyorum. imkanim olsa engellerim. bu yetmezmis gibi her duyurunun da altinda surekli milletin hevesini kursaginda birakacak sacmasapan yanitlar veriyor.
0
bay b
(17.09.25)
ne ekşide ne de burda niklere bakmıyorum bile.
0
ground
(17.09.25)
hayır, kimsenin çetelesini tutmadım hiç.

ayrıca böyle bir çeteleyi tutmak için de tüm hayatımızın duyuru olması lazım gibi geliyor bana.
0
m e b
(17.09.25)
Günde ortalama bir saat geçirsen birkaç aya kimin ne olduğunu anlarsın şu sitede. Aktif olan max 50 duyurucusu var ve sürekli cevap yazıp duyuru açan benimle birlikte max on. Nicke bakmıyorum, kimin kim olduğunu bilmiyorum, duyurucular hakkında fikri olan hayatsizdir cümleleri bana tuhaf geliyor. Yolda iki sn göz göze geldiğin insanla ilgili bile bir fikrin olur. Neyse, mimlemek doğru tabir değil ama çok bulaşmak istemediğim, hakkında olumlu yönde kanaatimin olmadığı insanlar elbette var.
0
sekizdokuzon
(17.09.25)
HIc bir kullaniciyi hatirlamiyorum belki de 3-5 kisi haricinde.
Bazen herhangi bir konuda biriyle tartismis oluyorum ama ne adini ne sanini hic bir sey hatirlamiyorum sonrasinda
0
turkuaz
(17.09.25)
turkuaz +1 ve tahir +1
mallar listemde 5-6 kisi var ama nickleri ne desen inan onu da bilmem. sirf bana mesaj atmasinlar diye eklemisimdir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.09.25)
Insanlar burda birbirleriyle realde bile görüsüyormus ama sorsan kimse kimsenin nickini bilmiyor.
0
sonsuz
(17.09.25)
benim yok. ama yıllar önce bir kullanıcı bana hakaret ettiği için mallar sürüsü kısmına eklemiştim. sonra o kullanıcının hiç bir duyurusunu ya da cevabına denk gelmedim. acaba mallar sürüsüne eklenen kullanıcı aynı zamanda engelleniyor mu onu bilmiyorum.
0
exlibris
(17.09.25)
Var. Zaten bir süredir biraz daha sık ziyaret ettiğim için birkaç nick kafamda. Birkaç nicki karıştırıyorum. Kalanı ya yeni geliyor bana ya da yeterli veri yok. Kafamdaki nicklerin de çoğu olumsuz değil tabii.
0
nawar
(17.09.25)
Hemen her dönem bir iki tane oluyor. Ama bir duyuruya cevap verirken kimin duyurusu olduğuna bakmadığım için, farklı davranmış olmuyorum. Ama bana yahut başka duyuruya yazılan cevapları okurken genelde bakıyorum nicklere. "Ha, falan mıymış, boşver" diyorum kendi kendime.
0
yadigar
(17.09.25)
Sürekli sürekli duyuru açıp foruma cevap verenlere pek yorum yapmıyorum
0
gadlemler
(18.09.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.